İzmir'e giden, İzmirliler için havayı bile serinleten Erdoğan mitingin gölgesinde mi?
Abone olMilletvekilinden bakanına, danışmanından adayına çok sayıda AKP’li hep aynı soruyu sordu: “Nasıl buldun?” Kendileri çok memnundu, Gündoğdu Meydanı’nı “en az yüz bin” kişinin doldurduğunu iddia ediyorlardı. Bense bu rakamın abartılı olduğunu, ancak mitingin “AKP için iyi, İzmir içinse zayıf” olduğunu söyledim. Ve şöyle devam ettim: “Eğer CHP Lideri Baykal bu meydana bu kadar kişi doldurursa başarısız olur.”
17 Mayıs’taki Cumhuriyet Mitingi olduğu hafızalarda hala çok taze olduğu için itiraz edemediler. Çünkü onlar da, her ne kadar açıkça kabul etmek istemeseler de İzmir’in “solun kalesi” olduğunu ve kendi mitinglerini 17 Mayıs’la kıyaslamanın imkansız ve saçma kaçacağını çok iyi biliyorlardı. Bunun yerine iki noktayı öne çıkarmaya çalıştılar. Başbakan Erdoğan’ın da kürsüden dile getirdiği argümanlar şunlar:
1) Bizim mitingimizde “bindirilmiş kıtalar” yok, sadece İzmirliler var. (Tabii ki bunu doğrulama ya da yalanlama imkanımız yok)
2) Baykal bu meydanı bu kadar dolduramayacağını bildiği için İzmir’de miting yapmayacak.
İki saat geç geldi
AKP mitingi baştan sona 17 Mayıs’ın gölgesinde gerçekleşti. Erdoğan Antalya’dan tam iki saat geç geldiği için, diğer mitinglerin aksine çok sayıda AKP’li uzun konuşmalarla sıcakta bekleyenleri alanda tutmaya çalıştılar. Raslantı bu ya, eşlerini başı açık olduğu için cumhurbaşkanlığı için adları geçen Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile Devlet Bakanı Mehmet Aydın, son derece kibar ve yer yer akademik konuşmalar yaptılar. Daha sonra Abdullah Gül’ün sahne almasıyla üçgen tamamlanmış oldu.
İstanbul adayı, CHP eski genel Sekreteri Ertuğrul Günay ise kelimenin gerçek anlamıyla kurtlarını döktü; uzun süredir aktif siyasetten dışlanmış olmanın hıncını aldı. Hem Adnan Menderes’in DP’si, hem de Bülent Ecevit’in CHP’sini saygıyla anan Günay’ın konuşmasına “halk” ile başlayıp “millet” ile bitirmesi dikkat çekiciydi. Başbakan Erdoğan ise yaklaşık 75 dakikalık konuşmasında sık sık “70 milyonun birlik ve beraberliği” ne, “Türk milletinin şanlı tarihi” ne ve “demokrasi mücadelesi” ne atıfta bulundu.
Ve Gündoğdu Meydanı’ndan memnun ayrıldı.
‘Laiklik tehlikede’ diyorlar, yalan
İZMİR’DE Başbakan Erdoğan’dan önce Devlet Bakanı Mehmet Aydı ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül konuştu. Aydın,şöyle konuştu: “Sanki vatandaşlarımızın geri kalan kısmı için, falan partiye oy vermeyenler, oy vermek istemeyenler için önemli değilmiş gibi, Cumhuriyet üzerinden siyaset yapma kastıyla ’Bu seçim önemlidir’ diyorlar ve yanlış konuşuyorlar. İkincisi, ’Bu seçim çok önemlidir’ diyorlar, ’Çünkü laiklik tehlikede’diyorlar. Bu da ayrı bir yalan. Bu da ayrı bir iftira. Öbürü çıkıp diyor ki, ’Bu seçim çok önemlidir çünkü memleket elden gidiyor, memleket bölünüyor, satıldı.’Bu da kuyruklu yalan, bu da en büyük yalan. AKP 4 temel üzerine kuruldu, bunların başında demokrasi geliyor. Demokrasi olunca laiklik tehlikede olmaz. Demokrasi hürriyetlere saygılı olmak demektir. İnanma hürriyetine sahip olmak demektir.”
‘Baykal’a memleketinde yüklenmek istemem’
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesi 31’inci il mitingini bugün Antalya’da yaptı. Antalya’daki Sakarya Bulvarı’nı dolduran yaklaşık 10 bin kişiye hitap eden Erdoğan, ilçeleri tek tek sayarak selam söyledikten sonra Antalya’ya başbakanlığı süresince 20’inci gelişi olduğunu belirtti.
Deniz Baykal’ın Antalyalı olduğunu hatırlatan Erdoğan, kendi şehrinde ona yüklenmek istediğini söyledi ardıdan da şu sözlerle yüklendi:
“Ancak bir hakikati ortaya koymak lazım. Siyesete girdiğinden beri 3 kez bakanlık yaptı, iktidarda bulundu, Acaba şu güzel Antalyamıza ne kazandırdı söyler misiniz? Yok kazandırdığı, yok. Ben Antalya’ya çok geldim gittim birçok yeri kasaba gibiydi. Turizm kenti, biz iktidar olmadan önce benim belediye başkanım burada göreve başlamadan önce, bir tane kavşak yoktu. Bir tane katlı köprülü alt geçit yoktu. Ama hamdolsun şimdi 8 tane var 9’uncusu da bitmek üzere. Sevgili kardeşlerim, biz Antalya’da eserlerimizle konuşuyoruz, Sayın Baykal 21’inde geldiğinde neyle konuşacak. Yine buraya gelecek ‘cek cak’diyecek. Ama biz yaptık diyoruz.”
Miting alanındaki bir partilinin kürsüye yolladığı belgeyi halka gösteren Erdoğan, bunun CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Maliye Bakanlığı yaptığı dönemde karne ile mazot dağıtıldığının belgesi olduğunu söyledi. Mazot karnesini yıllarca saklayan partiliden bu karneyi kendisine vermesini isteyen Erdoğan, müzesine koyup saklayacağını belirtti. “Deniz Baykal hemşehriniz, Antalyalı kendi şehrinde ona yüklenmek istemem” diyen Erdoğan, “Sayın Baykal da mazotçulara ilave oldu. Birisi 1 YTL’ye indireceğim diyor. Sayın Baykal da onun altına indirebilir miyim hesabını yapıyor” dedi.
KÜÇÜK AKANT’I OYUNCAK ARABA RAHATLATTI
Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Hanım protokolde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel’le birlekte oturdu. Protokolden sıkılan Türel’in küçük oğlu Akant’a Başbakan Erdoğan, oyuncak araba hediye etti. Canı sıkalan Akant, protokole aldırmadan, oyuncak arabasıyla oynadı...
Ruşen Çakır