BIST 9.577
DOLAR 33,98
EURO 37,84
ALTIN 2.820,36
HABER /  GÜNCEL

Cinayet gecesini bir bir anlattılar

Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili gözaltına alınan 3 kişi bildikleri her şeyi itiraf ettiler. O geceyi bir bir anlattılar. İşte o itiraflar;

Abone ol

Önceki gün gözaltına alınan Burgaz Rakı’nın müdürleri Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt ile şoför Ahmet Batur önemli itiraflarda bulundu: Cinayet günü Nida Garipoğlu bizi aradı ve Beylikdüzü’ndeki lojmanda kalmamızı söyledi. 23.00 sıralarında Cem’i lojmana getirdi. Bir buçuk saat sonra da gelip geri aldı...

Münevver’in hunharca öldüren Cem Garipoğlu’nu 197 gün boyunca saklayanların peşine düşen polis dün Garipoğlu Ailesi’ne ait şirketlerin çalışanlarından 5 kişiyi gözaltına almıştı. Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği’nde ayrı odalarda tutulan 5 zanlıdan Mehmet Karakayalı, Ahmet Batur ve Habip Kurt, birbirlerinden habersiz polise ifade verdi.

İFADELERİ AVCI ALDI

“Şüpheli” sıfatıyla gözaltında bulunan üç zanlının ifadeleri “Avcı” lakaplı İstanbul Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amiri Fahrettin Gömbe tarafından alındı. Başta Gömbe olmak üzere sorguya giren deneyimli polislerin şüphelilere “vicdanlarının sesini dinlemeleri” çağrısında bulunarak ifadelerini aldığı öğrenildi. Zanlılar ifadelerinin birbiriyle örtüştüğü, birbirini tamamladığı öğrenildi.

RAKI MUHABBETİ ÇÖZDÜ

Mehmet Karakayalı’ya sorgusu sırasında teknik takiplerde şoför Ahmet Batur ile yaptığı tespit edilen telefon görüşmesi sorulunca, cinayetten sonraki sürece ışık tutan itiraflar çorap söküğü gibi geldi. Dedektifler, Karakayalı’ya Ahmet Batur ile bu saatte yaptıkları görüşmenin içeriğini sordu. Karakayalı’nın “İçip muhabbet ediyorduk. Rakımız bitti. Ahmet’i rakı getirmesi için aradık” yanıtı üzerine polis, Bahçelievler’de oturan Ahmet Batur’dan rakı istenmesinin tuhaf olduğunu belirterek “O kadar mesafeden o saatte rakı mı istenir?” demesi üzerine Karakayalı, bildiklerini polise anlattı.

'LOJMANA GELİYORUM'

Şüpheliler, cinayetten sonraki yaklaşık iki saatlik süreçle ilgili önemli itiraflarda bulundu. Zanlıların anlattıklarına göre Mehmet Nida Garipoğlu, saat 22.30 sıralarında Bahçeşehir’deki eve giderek oğlu Cem Garipoğlu’nu aldı. Baba Garipoğlu, bu sırada Beylikdüzü’nde Burgaz Rakı’ya ait lojmanda Habip Kurt’la beraber kalan şirket çalışanı Mehmet Karakayalı’yı aradı ve lojmana geleceğini söyledi.

ŞOFÖR DE BEYLİKDÜZÜ'NDEKİ LOJMANA GELDİ

Baba Garipoğlu, 23.00 sıralarında oğluyla bu adrese gitti ve Cem’i eve bıraktı. Cem bu evde yaklaşık 1.5 saat beklerken Mehmet Karakayalı, Bahçelievler’de oturan şoför Ahmet Batur’u arayarak lojmana gelmesini söyledi. Batur da yaklaşık yarım saat sonra Beylikdüzü Yıldırım Beyazıt Caddesi Profesör Sitesi H/3 A Blok 32 numaradaki lojmana geldi.

BABASI CEM'İ ALIP GİTTİ

Yaklaşık 1.5 saat sonra yani saat 00.30 sıralarında iş adamı Mehmet Nida Garipoğlu, lojmana gelerek Cem Garipoğlu’nu Renault Megane marka bir otomobille alarak lojmandan ayrıldı. Üç şüpheli, Nida Garipoğlu ile oğlunun bindikleri araçta birilerinin olup olmadığını görmediklerini, nereye gittiklerini de bilmediklerini söyledi.

CEM HEP ÖNÜNE BAKIYORDU
BABANIN YALANLARI ORTAYA ÇIKTI

[PAGE]



CEM HEP ÖNÜNE BAKIYORDU

BABANIN YALANLARI ORTAYA ÇIKTI 

Müdürler Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt ile şoför Ahmet Batur’un itirafları, Cem’in babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun daha önce polise söylediği yalanları da gözler önüne serdi. İşte saat saat o yalanlar:

YALAN: Baba Nida Garipoğlu bu konuşmayı savcıya verdiği ifadede şöyle anlattı: “Oğlum 21.41’de beni aradı. ‘Baba eve gelecek misin?’ dedi. Ben ’bir problem mi var?’deyince ’hayır’ dedi.” Bu konuşma sadece 15 saniye sürdü.

DOĞRUSU: 3 zanlının itiraflarına göre baba Garipoğlu hemen eve gitmedi. Cem babasına bu görüşmede cinayeti anlattı. O da hemen adamlarını arayarak Cem’in kaçışını organize etti. Bu saatten sonra Cem Garipoğlu’nun telefon sinyalleri kesildi. Muhtemelen cep telefonunun bataryasını çıkarıp kapattı. Böylece teknik takip imkanı da ortadan kalktı.

YALAN: Baba Garipoğlu polise o gece saat 21.41’de oğluyla görüştükten sonra hemen eve gittiğini söylemişti.

DOĞRUSU: Oysa saat 22.30 sıralarında eve geldi ve önce şirket çalışanı Mehmet Karakayalı’yı telefonla aradı. Beylikdüzü’deki lojmanda Habip Kurt’la beraber oturan Mehmet Karakayalı’ya “Oraya geliyoruz” dedi. Oğlu Cem’i bıraktıktan sonra yaklaşık 1.5 saat Beylikdüzü’ne dönmedi.

23.40’ta Lüleburgaz’daki bir telefona 3 kez mesaj attı. Bir gün sonra Lüleburgaz’daki bu telefon ve yine aynı şehirdeki diğer bir telefonla defalarca görüştü ve mesajlaştı. 23.50’de ise polis villaya geldi. Bu sırada Cem Garipoğlu babası tarafından bırakıldığı Büyükçekmece’deki lojmanda bekliyordu.

YALAN: Baba Garipoğlu, emniyette ve savcılıkta verdiği ifadelerinde oğlu Cem’i Bahçeşehir’de bulunan “Barnies Cafe” ye bıraktığını söylemişti.

DOĞRUSU: Oysa saat 00.30 sıralarında oğlunu bıraktığı Beylikdüzü’ndeki lojmana Renault Megane marka bir otomobille gelerek Cem Garipoğlu’nu alarak ayrıldı.

Bu süre boyunca Cem’in moralinin bozuk olduğu, kimseyle konuşmadığı, başını önüne eğerek sürekli düşündüğünü söyleyen zanlılar, olayı bilmediklerini Cem Garipoğlu’na da hiçbir şey sormadıklarını anlattı.

'EKMEK PARASI İÇİN SUSTUK'

Daha önce emniyette iki kez, savcılıkta da bir kez “tanık” sıfatıyla ifadelerine başvurulan üç şüpheliye bunlardan neden söz etmediklerini sorulunca benzer bir yanıt vererek “Ekmek parası yüzünden. Adam patronumuz, korktuk söyleyemedik” dedikleri öğrenildi.

'HABERLERDE AĞLADIM'

Şoför Ahmet Batur’un ise ifadesinde “Kaçırılma üzerimize kalır diye korktuk. Daha sonra Münevver haberlerini izlerken vicdan azabı çektim. Ağladığım günler olmuştur. Bizim de çocuklarımız var” dediği öğrenildi. 

BABA: CİNAYETİ BİLİYORDUM

Cem’in teslim olmasının ardından, tutuklu bulunan baba Nida Garipoğlu tekrar ifadesi alınmak üzere dün sabah 10.30’da Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Yaklaşık bir saat süren ifadesinde baba Garipoğlu Cem’in cinayeti kendisine söylediğini itiraf etti ancak telefon görüşmeleriyle ve gözaltına alınanlarla ilgili sorulara ise cevap vermedi.