Uluç, polemikte açık ara önde
Abone olHıncal Uluç son yazısı ile kendisini eleştiren herkesi karşısına alacak gibi görünüyor. Uluç, bununla kalmayıp kendisini dev aynasından görmeyi de ihmal etmemiş...
Çoğu yazarla arasında polemik yaşanan Uluç, sonunda polemiklerin
nedenini anlattı. Aslında hiç polemiğe girmek istemediğini belirten
Uluç'a göre kendisi ile polemiğe girmeye çalışan yazarların tek
amacı reklamlarını yapmak... Bu sefer Uluç hakkında neler
yazılacak?
Hıncal Uluç
İşin içine internet de girince, bana yapılan kişisel saldırıların
sayısı da, boyutları da arttı.. Öyle sınırsız ve ölçüsüz duruma
geldi ki, okurlarım üzülmeye başladı..
Düşünebiliyor musunuz?..
Ben gülüp geçiyorum.. Gerçekten gülüp geçiyorum.. Ama okurlardan
mektup yağıyor.. "Falancanın ağzının payını vermeyecek
misiniz?.."
Yahu değmez..
O falanca ya ruh hastası.. Hıncal takıntılı.. Ya şöhret peşinde..
Hıncal ona cevap verecek, okunur olacak, meşhur olacak.. Ya zaten
iki kelime, iki cümle, iki blok lafı var. Durmadan onları etmesi
artık okuru kandırmıyor. Kafasında özgün fikir de yok. Hıncal'a
veya fikrine saldırdın mı, al sana bedava konu..
Şimdi bunlara yanıt vereceğim diye, bu gazete sütunlarını
kirletmeye, bu zavallıları adam yerine koymaya, onları "Vay Hıncal
bana yanıt verdi" diye sevindirmeye gerek var mı?.
Fikre fikirle yanıt vermiyorlar. Fikirleri yok ki.. Ben sustukça,
öfkeden çıldırıp azıyorlar. Daha kötü saldırıyorlar. Mahkemeye
versem bir celsede canlarına okurum. Ben bana "Pezevenk" diyeni
dahi mahkemeye vermedim. Kimseyi vermem. Bunu ilan ettim. Cesaret
aldılar ya.. Alenen sövmeye başladılar.. Okurumu rahatsız eden bu..
Beni etmiyor..
Ben fikir özgürlüğünde "Mutlak"a inanırım. Bence havlayan köpek de
fikrini anlatıyor. Anlatma yolu bu zavallının.. O zaman kızmaz,
acırsınız.
Ben acıyorum.. Gülüyorum.. Beni anlayın sevgili okurlar.. Siz de bu
zavallılar için vaktinizi ziyan etmeyin. Bana daha yararlı şeyler
yazabilirsiniz.. Onları koyverin gitsinler.. Merak etmeyin..
Kimseyi etkileyemezler.. Çünkü millet onları da biliyor, Hıncal'ı
da..
Bu konuda gelen yığınla mektup içinde birisi gerçekten çok
ilginçti.. Onu size aktarmadan edemedim..
Cemal Balcı adlı okurum göndermiş..
***
Sn. Hıncal Uluç
Bu yazıyı yazıncaya kadar, bir yazınızda okurlarınızı sınıflarken
doğal olarak atladığınız, bugüne kadar sizinle hiç iletişim
kurmamış olmakla birlikte Cumhuriyet gazetesine yazdığınız günden
bu yana yazılarınızı okuyan, sizi izleyen okur grubunuzdandım. Son
günlerde medyada size karşı ilan edilmiş seferberlik, birkaç
cephede birden savaşmak zorunda kalışınız, hiç alışık olmadığımız
yorgunluk ve öfke belirtileri üzerine eski bir dostumla konuşurken
bana aşağıdaki sözleri etti, aynen aktarıyorum:
Savaş pratiğim dört başlık altında toplanabilir
Bir: Sadece kazanmış davalara saldırırım. Tam kazanmalarını da
bekleyebilirim.
İki: Yanımda müttefik bulamayacağımı, tek başına kalacağımı
bildiğim davaların üstüne giderim, onlarla savaşırım. Böylece
ortada bir tek ben olurum. Tek başına kalmayacağım hiçbir şey
yapmadım, tek bir adım atmadım. Doğruyu yapmanın tek ölçütü budur.
Tek başına olmak, tek başına kalmak, tek başına savaşmak...
Üç: Kişilere saldırmam. Anılan kişinin karşısına güçlü bir büyüteç
olarak çıkarım. Yaklaşan gizli, örtülü, kaçamak felaketleri görünür
hale getirmek için..
Dört: Kişisel tartışma ve kavgalara girmem. Bunun dışında kalanlara
saldırırım. Sadece onlara.. Geçmişte benzeri kötü tecrübelerinin
bulunmaması ve tekrarlanmamış olması şartıyla...
Benim felsefemde saldırıma, genel kanının tam aksine, iyi
niyetlilik kanıtı, hatta teşekkür alma sebebimdir.