07 Haziran 2015 seçimlerinin üzerinden 32 gün geçti.
Gerçekleştirilen ve demokrasinin önemli ayaklarından biri olan bu
seçim, her ne kadar AKP’nin oy üstünlüğü ile sonuçlansa da milli
irade yönetimde CHP-MHP-HDP koalisyonuna işaret etmekteydi.
Bu konu defalarca yazılıp çizildi fakat hala halk iradesinin,
niçin en fazla oy alan AKP’yi değil de CHP öncülüğündeki bir
koalisyona işaret ettiğini anlamakta zorlanan kesim olduğunu
hayretler içinde izliyoruz.
Üstelik bunların arasında kamuoyunca tanınan ve ya kendisini
köşe yazarı (!) olarak gören isimler de var.
Oysa herkesçe sorgulaması gereken en önemli husus;
Cumhurbaşkanının, üzerinden 32 gün geçmesine karşın hükümet
kurma görevi vermemiş olmasıdır.
Sorgulanması gereken; Cumhurbaşkanının
milli iradenin tecellisini tehir etme
girişimidir!
Milli iradeyi hiçe sayma cüretini gösteren, kuşkusuz sadece AKP
ve Tayyip Erdoğan değildir. MHP Genel Başkanı da içini
dolduramadığı bir takım gerekçelerle AKP ile aynı safta
konuşlanmıştır.
Meclis Başkanlığını AKP’ye altın tepsiyle sunmuş olmak, başka
hangi mantıklı gerekçe ile izah edilebilir ve ya içi doldurulabilir
ki?
MHP’nin, adeta harakiri yapmışçasına attığı bu adım, analitik
düşünebilen, aklı başında Atatürkçü seçmenini de hayal kırıklığına
uğratmıştır.
Devlet Bahçeli’nin “Alayına…” diyerek başladığı
bu öngörüsüz adımı, sadece 13 yıl süren AKP tahribatının
giderilmesini engellenmemiş, milli iradenin tecellisini de imkânsız
hale getirmiştir.
Özetlersek; MHP (Bahçeli) ayrı telden, seçmeni ayrı
telden çalıyor. Dolayısıyla çıkan seste ahenk yok, uyum
yok ve hatta akıl yok. Oysa siyaset akıl işidir, öngörü işidir!
Bütün bunları göz önünde bulundurarak yakın gelecek için nasıl
bir sonuç çıkarabiliriz?
Bunun için önce 07 Haziran 2015 seçim sonuçlarını
anımsayalım:
AKP : 40,66
CHP : 25,13
MHP :16,45
HDP : 12,96
Bu sonuçlara göre; AKP’den, başta HDP olmak üzere MHP ve barajı
aşamayan diğer partilere kayma görülüyor.
AKP – MHP ya da AKP – HDP Koalisyonu : 80 Milletvekiliyle 258
vekile sahip olan AKP karşısında tamamen etkisiz kalacak bugüne
kadarki tüm şaibelerin ve hatta suçların ortaklığını üstlenerek
eriyip yok olacakları ortada. Aynı akıbet, AKP – CHP ortaklığı için
de geçerli olacaktır. Milli iradenin işaret ettiği istikamette bir
koalisyon seçeneği MHP sayesinde ortadan kalktığına göre,
geriye sadece erken seçim olasılığı kalıyor.
Olası erken seçimde, mevcut milletvekili sayısını koruyabilecek
hiçbir parti olmayacaktır.
Niçin?
· AKP,
“İnadına AKP” diyen kemikleşmiş seçmenini dahi
belli oranda diğer muhafazakâr görünen partilere kaptırarak
düşüşünü devam ettirecektir.
· CHP, ilk defa
MHP tabanından oy alacak ve batı illerinde barajı geçebilmesi için
HDP’ ye kayan oylarını geri alarak yükselişle seçimi
kapayacaktır.
· MHP, belki de
tarihinde ilk defa tabanındaki Atatürkçü kesimden CHP’ye kayan
seçmen ile barajın altında kalma tehlikesiyle yüzleşecektir.
· HDP, 07
Haziran seçimlerinde AKP’ye oy vermiş Kürtleri de yakaladığı
imkânsız görülen rüzgârla kendisine çekecek fakat CHP’ye geri dönen
oylara rağmen küçük oranda kayıpla seçimden 3. Parti olarak
çıkacaktır.