Taraftan ortalığı karıştıran iddia
Abone olTaraf Gazetesi Çelik'e "dünyanın en zengin askeri savcısı" dedi. CHP ve AKP'nin ona kıyak yaptığını söyledi. Savcı "daha da saldırıcaklar" diye konuştu.
Taraf Gazetesi Karargah Evleri savcısı Mehmet Çelik'e
AKP'li Büyükşehir ve CHP'li Çankaya Belediyesi'nce jet imar kıyağı
yapıldığını iddia etti. Savcı "ben aileden zenginim. Yıllık
400 milyar gelirim var. Saklayacak olsam mal varlığıma yazar
mıyım? Önümüzdeki günlerde daha da çok saldırı olacaktır"
diye konuştu
MAL VARLIĞI ÜÇ YILDA KATLANMIŞ |
Karargâh soruşturmasına bakan askeri savcı Mehmet Çelik
neredeyse dünyanın en zengin savcısı. Üç yıl gibi kısa bir sürede
servetine servet katan Çelik, gayri menkule yaptığı yatırımlar
dikkat çekiyor. |
İMAR DEĞİŞTİ 90 KONUT 420'YE ÇIKTI
Taraf'ın haberine göre olay şöyle gerçekleşti: Mehmet Çelik 14 Mart 2007'de Hasan Murat Vurucu adına kayıtlı 43812 metre karelik arsayı satın alıyor. Satış bedeli olarak tapu kayıtlarında 416 milyar lira görünüyor. Çelik'in araziyi almasından iki ay sonra Çankaya Belediyesi 18 Mayıs 2007'de Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne imar değişikliğiyle ilgili talepte bulunuyor. Daha önce aynı Meclis'ten geçen "maksimum 90 konut" kararının değiştirilerek 420 konuta çıkarılmasını istiyor. Büyükşehir Belediyesi de bu isteği onaylıyor. Eksiklerin tamamlanmasıyla 19 Eylül 2007 tarihli ve 14215 sayılı kararla imar izni veriliyor.
JANDARMAYA İHBAR MEKTUBU
Karargah Evleri soruşturmasını yürüten askeri savcılar Albay Ahmet Zeki Üçok ve Yüzbaşı Mehmet Çelik hakkında çok ağır iddiaların yer aldığı imzasız bir ihbar mektubu 22 Aralık 2008'de Jandarma Genel Komutanlığına gönderilmiş. Üç sayfalık mektup Çankaya Belediyesi'nde çalışan bir avukat tarafından gönderilmiş. İsmini vermeyen avukat savcıları "işbirliği yaraak belediyenin değerli taşınmazlarını ele geçirmeye çalışmakve taşınmazlara abartılı imar hakkı vermekle" suçluyor.
İhbar mektubuna göre belediyenin 40 milyon TL değerindeki üç ayrı arsası Ahmet Çelik Üçok ve Mehmet Çelik'e 11 milyon 300 bin TL karşılığında verilmek isteniyor. Komutanlığın bu ihbar mektubu karşısında nasıl bir işlem yaptığı bilinmiyor.
SAVCI ÇELİK:
- BEN AİLEDEN ZENGİNİM, SAKLAYACAK OLSAM MALVARLIĞIMA YAZAR
MIYIM?
- DAHA DA SALDIRACAKLAR
DİĞER SAYFADA
SAVCI ÇELİK: DAHA DA SALDIRACAKLAR
Haberin ardından Yeni Şafak'tan İbrahim Karagül'e konuşan Savcı Çelik şunları söyledi:
1- Önümüzdeki günlerde bize yönelik daha farklı saldırılar olabilir.
2- Benzer haberlerle önümüzü kesmeye çalışıyorlar.
3- Bu soruşturmayı yürütürken adaletli, dengeli olmaya çalışıyorum. İnsanları ideolojik kimliklerine göre sınıflandırmıyoruz. Gerçeği bulmaya çalışıyoruz.
AİLEDEN ZENGİNİM
4- Kanun dışı hiçbir şey yapmadım. Mal varlığım dahil, veremeyeceğim hiçbir hesap yok. Sahip olduklarımı gizlemek isteseydim mal beyanına yazar mıydım? Bugüne kadar malvarlığımdaki her değişikliği bildirdim. Hepsinin kaynağını açıklayabilirim. Benzer haberlere karşı hukuki yollara gideceğim.
5- Ben aileden zengin biriyim. Benim yıllık 400 milyara yakın aileden gelirim var. Bu miktar kayısı üretiminden geliyor. Mesela 400 bin TL'ye sattığım arsayı 2005 yılında 35 bin TL'ye almıştım. İmar değişti fiyatı arttı. Mesela; İsmet Akyol'dan 50 bin TL alacağım vardı. Bu alacak 1999'dan kalmıştı. (Ankara'daki 360 bin TL'lik ev Ağustos ayında banka kredisiyle alınmış.)
6- Malvarlığına ilişkin açıklamalarını dinledim. Para meselelerinden anlamadığım, verdiği rakamları da kavrayamadığım için üzerinde çok durmadım. Zaten bir hak ihlali, hesabı verilmeyecek bir zenginlik varsa bir şekilde üzerine gidilecekti, gidilmeliydi de. Kendisi, "Hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yok" diyordu. "Karargah Evleri Soruşturması" önemliydi. Bu konuyu konuşmak istedim.
7- Karargah Evleri soruşturmasının çok önemli olduğunu, Ergenekon'un parçası olduğunu, çok yoğun ve dikkatli bir çalışma yürüttüklerini, adil olmaya çalıştıklarını, bu konuda kendilerinden emin olduklarını söyledi ve "bir mazlum benim gücümün yettiği yerde mazlum olmayacak" dedi.
8- 'Peki soruşturmada bir karartma, soruşturmayı boşa çıkarma söz konusu olabilir miydi? "Soruşturmayı yapan benim. Ne varsa çıkacak ortaya. Karartma olamaz. Düşünceleri uymuyor diye kimseye zulmedilmeyecek. Ergenekon neyse Karargah odur. Adil olmadığım yerde durmam. Fotomontaj resimlerle şantaj yapıyorlar. Önümüzdeki günlerde başka şeyler de çıkabilir. Önemli gelişmeler olabilir. Bu haberler çıkacak sonuçları önlemek, soruşturmayı yönlendirmek için yapılıyor."
9- İşçi Partili Sami Toprak konusunu sordum: "Onu, ifadesini almak için çağırdık. Telefon görüşmelerinin üçüncü bir kişi tarafından yapılabileceği belgelendi. Ben şu an istersem İbrahim Karagül'ü kendi telefonundan Abdullah Öcalan'la görüşmüş gibi yaparım. İstersem Demet Akalın'la görüşmüş gibi yaparım. Bütün bu görüşmeler Turkcell'de "İbrahim Karagül bu kişilerle görüştü" şeklinde kaydedilir. Bunu biz ortaya çıkardık" dedi.
10- "Bize karşı kapsamlı saldırılar gelebilir" sözü önemliydi. Sanki önümüzdeki günlerde hem soruşturmayla ilgili ilginç sonuçlar ortaya çıkabileceği hem de kendilerine yönelik saldırıların artacağı izlenimini edindim.
KARARGAH EVLERİ NEDİR?
DİĞER SAYFADA
’Karargâh evleri’ ilk olarak Mart 2007’de MİT’e gelen bir istihbaratla gündeme gelmiş, MİT Genelkurmay’a yazı göndererek bilgi istemişti. Bundan 1 yıl sonra da İşçi Partisi’ne yapılan baskında bu yazışma ele geçmişti.
KARARGAH EVLERİNİN AMACI
Ergenekon iddianamesinin ek belgelerindeki 441’inci klasörde MİT Müsteşarı Emre Taner imzalı MİT raporunda, Karargâh Evleri’nin amacına ilişkin şu bilgilere yer verildi: ”İP ve Alevi kesimin yanı sıra; bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılımıyla ’emperyalistlerle, Cumhuriyet karşıtları/yıkıcıları ile mücadele’ amacıyla bir hareket başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda, hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için “Karargâh Evleri” adı altında çekirdek kadronun oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir.
İP TOPLANTILARA KATILIYORDU
MİT raporunda ayrıca, “Karargâh Evler Projesi” ile ilgili gerçekleştirilen toplantılarda, İşçi Partisi’nin, kapatılmamak için bu oluşuma parti dışında başka bir yapılanmayla dahil edilmesi ve bu yapılanma ile İP arasındaki iletişimin telefon yerine canlı kuryelerle yapılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.