Soner Yalçın'ın konuşulan mektubu!
Abone olSoner Yalçın'ın CHP'ye yazdığı mektup Ülke TV'de açıklandı.
Yalçın, ''Ergenekon örgütüne üye
olmak'', ''Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek'' ve ''Devletin
güvenliğine ilişkin gizli belgeleri elde etmek ve yayınlamak''
suçlarından tutklanan Soner Yalçın'ın Halk TV'nin kendilerine
verilmesi için CHP'ye yazdığı mektup Ülke TV'de
açıklandı.
Soner Yalçın mektupta ortağı olan gazetecileri isim isim açıklamış.
Ülke TV'deki Ensıradışı programında Şamil Tayyar
tarafından açıklanan mektupta, Soner Yalçın, Kemal
Kılıçdaroğlu ile görüştüklerini belirterek Halk TV'yi CHP'den
isterken, bu televizyonla 2011 seçimlerine girilmesini teklif
ediyor.
SONER YALÇIN'IN KADROSU
Soner Yalçın bu televizyon sayesinde CHP'ye destek olacaklarını belirtirken , televizyonda yer alacak isimleri de açıkladı. Soner Yalçın'ın kuracağı televizyonun haber merkezinde Murat Ongun, Ahu Özyurt, Hakan Aygün, Murat ile Özlem Gürses, Serdar Akinan yer alırken, ekran yüzü olarak kullanılacak isimler arasında da Ruhat Mengi, Mehmet Tezkan, Mustafa Mutlu, Nilgün Cerrahoğlu, Oray Eğin, Sedat Ergin, Nihat Genç, Emin Çölaşan, Mine Kırıkkanat, Şükran Soner, Yazgülü Aydoğan, Çiğdem Toker, Özlem Çelik, Orhan Bursalı, Nuray Mert, Pınar Türenç'in ismi geçiyor
İŞTE O
MEKTUP;
Baki abey2011 seçimlerine benzer bir şekilde gidelim. Halk
TV'yi bize verin. Biz bu medya sayesinde size destek olalım.Sayın
Kılıçdaroğlu'na Halk TV'ye talip olduğumuzu açıkladım. Bu işi de
tek başıma yapacak değilim. Bir ekibimiz var. Haber merkezinde
Murat Ongun, Ahu Özyurt, Hakan Aygün, Murat ide, Özlem Gürses,
Serdar Akinan gibi isimler görevlendirilirken, ekran önünde de
Ruhat Mengi, Mehmet Tezkan, Mustafa Mutlu, Nilgün Cerrahoğlu, Oray
Eğin, Sedat Ergin, Nihat Genç, Emin çölaşan, Mine Kıırkkanat,
Şükran Soner, Yazgülü Aydoğan, Çiğdem Toker, Özlem Çelik, Orhan
Bursalı, Nuray Mert, Pınar Türenç ve dahası...Bu güvenilir ve
saygın gazetecilerle ekrana çıkacağız. En kısa zamanda CHP ekibiyle
yan yana gelmeliyiz. Neyi ne zaman yaparız konuşmalıyız. Biz
hazırız.
Saygılarımla.. Soner Yalçın"
YALÇIN'A VİRÜSLÜ E-POSTA MI YOLLANDI? MÜVEKKİL
AVUKATINDAN İLGİNÇ AÇIKLAMALAR
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Odatv'nin yöneticisi
gazeteci Soner Yalçın ve Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ile
birlikte tutuklanan Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu'nun avukatı
Hüseyin Ersöz, ''Odatv deki bilgisayarlardan bir tanesine
gönderilmiş olan bir spam virüs e-postası, o bilgisayarda birtakım
dosyalar bırakmıştır. Bunları teknik incelemeyle biz ortaya
çıkardık'' dedi.
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen Ersöz, burada müvekkili
Barış Terkoğlu ile Soner Yalçın ve Barış Pehlivan'ın tutuklanma
süreciyle ilgili basın mensuplarına açıklama yaptı.
''Gazeteciler Yalçın, Terkoğlu ve Pehlivan'ın basın özgürlüğünün
ayaklar altına alınmak suretiyle tutuklanarak cezaevine
gönderildiğini'' savunan, Soner Yalçın'ın gözaltındayken ''AKP'nin
seçim startını kendisiyle başlattığını'' söylediğini ve bu sözlerin
medyada yer aldığını hatırlatan Ersöz, basın özgürlüğünü
ilgilendiren bu hususun bir seçim malzemesi haline getirildiğine
şahit olduğunu öne sürdü.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişinin dün sabah
saatlerinden itibaren adliyeye getirildiğini, sabah saat 09.00'dan
10.00'a kadar Ayhan Bozkurt, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun,
akşam saatlerinde de Soner Yalçın'ın savcılık ifadelerinin
alındığını ve bu işlemlerin bitmesinin ardından 3'ünün tutuklanma
istemiyle mahkemeye sevk edildiğini hatırlatan Ersöz, İstanbul
Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesinin gece yarısından sonra saat
03.30'da verdiği kararla 3 kişinin tutuklanmasına karar verdiğini
söyledi.
Şüphelilerin savcılık ifadesi ve mahkeme sorgusuyla ilgili
değerlendirmeler yapan Ersöz, müvekkili Terkoğlu'na savcılık ve
mahkeme sorgusunda yöneltilen soruların tamamının meslekleriyle
ilgili sorular olduğunu, 2009 yılından itibaren başladığını
düşündükleri teknik takip sonucunda telefon kayıtlarının da
Odatv'de haberlerin hazırlanmasıyla ilgili telefon kayıtları
olduğunu ve bu kayıtların çıktısı alınan haberlere eklenerek
bunlara ilişkin soruların müvekkillere sorulduğunu aktardı.
''Müvekkillerimizin gazetecilik faaliyeti çerçevesinde yapmış
olduğu haberler sorgulanmıştır. Bunun basın özgürlüğü ile
bağdaşmadığı ortada olan bir gerçektir. Türkiye'deki görsel ve
yazılı basının aynı tehditle, aynı baskıyla karşı karşıya olduğunun
bir göstergesidir'' diye konuşan Ersöz, şu anda gazetecilerin
güvencesinin bulunmadığını, Basın Kanunu ve Anayasa'dan kaynaklanan
güvencelerin tamamen ortadan kaldırıldığını savundu.
Müvekkillerine haberlerden ve haber kaynaklarından başka hiçbir
soru yöneltilmediğini anlatan Ersöz, müvekkillerine yöneltilen
''halkı kin ve tahrik'' suçunun oluşması için bu suçla ilgili fiili
bir durumun oluşması, halkın galeyana gelmesi ve eylem
gerçekleştirmesi gerektiğini dile getirdi.
VİRÜSLÜ E-POSTA İDDİASI
''Odatv'deki bilgisayarlardan bir tanesine gönderilmiş olan bir
spam virüs e-postası, o bilgisayarda birtakım dosyalar bırakmıştır.
Bunları teknik incelemeyle biz ortaya çıkardık'' diyen Ersöz,
elektronik postanın bilgisayara girip belgeleri bıraktıktan sonra
bir saniye bile kalmaksızın imha edildiğini ve bu konuyla ilgili
bilirkişi incelemesi yaptıracaklarını dile getirdi.
Ersöz, şunları söyledi:
''Dijital terör olarak adlandırabileceğimiz husus bütün herkesin
başına gelebilecek bir konudur. Bilgisayar ve e-posta kullanan
herhangi bir kişi, spam e-postası ekindeki bilgilerle açılacak bir
soruşturmaya maruz bırakılabilecektir. İtirazları yapacağız.
Altında ne müvekkillerimizin imzası olan ne müvekkillerimizin
doğrudan kullandığı bilgisayarda bulunan dijital dokümana
dayanılarak suç isnadında bulunulmuyor. Basın özgürlüğünü
ilgilendiren bu konuda gerekli duyarlılığı göstermenizi, kendi
hakkınızı, hukukunuzu korumanızı istiyoruz.''
Basın mensuplarının ''Komplo mu var?'' diye sordukları Ersöz,
''Şüphesiz öyle. Müvekkiller sadece basın özgürlüğü çerçevesinde
bir yayıncılık yapıyor. Müvekkillerin bilgisayarlarına eylül ayında
gönderilen bir e-posta ile karşı karşıya bulunuyoruz. Bu e-postanın
içerisinde de suç isnadında kullanılan ama müvekkilimin elektronik
imzasını taşımayan, müvekkillerimle doğrudan ya da dolaylı olarak
hiçbir bağlantı kurulmasını temin etmeyecek birtakım dijital
dokümanlarla suç isnadında bulunuyor. Bunların da teknik
incelemelerde, e-posta ile kötü niyetli, müvekkilimize suç
isnadında bulunmak isteyen kişiler tarafından gönderildiğini tespit
etmiş bulunmaktayız'' dedi.
HALK TV GÖRÜŞMESİ
Avukat Ersöz, ''Kemal Kılıçdaroğlu ile telefon görüşmesi de soruldu
mu?'' sorusu üzerine, Soner Yalçın'ın yayın organlarında yer alan
Halk TV'nin başına geçirilmesi hususuyla ilgili Kılıçdaroğlu ile
yaptığı görüşmeler ve müvekkillerin büyük gazetelerde çalışan
gazetecilerle yapılan telefon görüşmelerine ilişkin soruların
sorulduğunu aktardı.
''Belgelerin içinde ne var?'' diye sorulan Ersöz, ''Soruşturma
gizli. Bunlardan bahsedemiyorum. Bunlar, tam sayfa word belgesi
düşünün, bu belgenin dörtte biri ya da üçte biri uzunluğundaki
yazılar. Bu yazılarda bazı gazetecilerin isimleri geçiyor. Gündemle
ilgili olarak, Mısır olayları ile ilgili kitap yazmaları bilgileri
yer alıyor. Bazı meslektaşlarınızın Fethullah Gülen cemaati ile
ilgili yaptığı haberler ve kitaplar, bu dijital dokümanların
bazılarını oluşturuyor. Kolayca ulaşabileceğiniz kitaplar ve
herkesin evinde vardır'' diye konuştu.
Ersöz, şöyle devam etti:
''Dijital doküman içeriklerinde yeni medya kuruluşlarının kurulması
gerektiği, mevcut medyanın da gündem yaratacak haberler yapması
gerektiği değerlendirmeleri var. Burada bazı gazetecilerin isimleri
geçiyor. Bunlar bize soruldu. Soy isimleri verilmediği için
tahminde bulunabildik ama telefon görüşmelerindeki bu gazeteci
isimleri açık bir şekilde yazıyor. Bu konu tamamen basın özgürlüğü
içinde değerlendirilmesi gereken bir konu.''
Savcılıkta ve mahkeme sorgusunda haber kaynaklarıyla ilgili sorular
da yöneltildiğini aktaran Ersöz, Barış Terkoğlu'na daha önce
polisler ve hakimlerin iftar yemeğiyle ilgili soru sorulduğunu ve
Terkoğlu'nun zaten bu hususla ilgili İstanbul 12. Ağır Ceza
Mahkemesinde yargılandığını sözlerine ekledi.