Meslek hastalığı hayatını kurtardı
Abone olManisa’nın Soma ilçesinde, yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği madende 7 yıldır çalışan Cafer Kılıç’ın 3 ay önce meslek hastalığı sebebiyle...
Manisa’nın Soma ilçesinde, yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği
madende 7 yıldır çalışan Cafer Kılıç’ın 3 ay önce meslek hastalığı
sebebiyle işine son verildiği ortaya çıktı.
İzmir’in Kınık ilçesine bağlı Elmadere köyünde 11 akrabasını
toprağa vermenin derin üzüntüsünü, faciadan sağ kurtulan yeğenine
sarılıp ağlayarak atmaya çalışan Kılıç, "3 çocuk annesi eşim,
’Allah seni bize bağışladı’ diye ağlıyor. Ben hâla yer üstünde
olduğuma inanamıyorum" dedi.
Türkiye’yi yasa boğan Soma’daki maden faciasında onlarca arkadaşı
ve akrabasını kaybeden 35 yaşındaki Cafer Kılıç’ı hayata, meslek
hastalığı bağladı. Kanındaki trombosit düşüklüğü sebebiyle iş
akdinin feshedileceği söylenen Kılıç, bakmakla yükümlü olduğu yaşlı
bir annesi, eşi ve 3 çocuğu olduğunu ifade ederek, çalışmak zorunda
olduğunu bildirdi. Birkaç gün yer üstünde çalışan Kılıç, meslek
hastalığı olarak ifade edilen rahatsızlığı sebebiyle, hayatının
risk altında olduğu gerekçe gösterilerek, işten çıkarıldı. İşsiz
kalmanın derin üzüntüsü içinde olan Kılıç, 3 gün önce dünyayı yasa
boğan Soma’daki faciayla yıkıldı. Yedi yıl birlikte çalıştığı
onlarca arkadaşı ve akrabalarının ölüm haberiyle şoka giren
tecrübeli madenci, yaşadığına sevinemedi. Ailesiyle birlikte hayat
mücadelesini sürdürdüğü Elmadere köyündeki 11 akrabasının ölüm
haberine inanamayan Cafer Kılıç, faciadan sağ kurtulan köylülerini
bir an olsun yalnız bırakmadı. Madenden sağ çıkan 6 akrabasından
biri olan Taner Kılıç’a sarılarak hem mutluluk hem de hüzün
gözyaşları döken Kılıç, yaşadığı karmaşık duyuları İHA’ya
anlattı.
"ÜÇ GÜN İÇİNDE BENİ ÇÖPE ATTILAR"
Facianın yaşandığı ocaktaki son günlerini dile getiren Cafer Kılıç,
sözlerini şöyle sürdürdü: "2011 yılından sonra madende çalışırken
takınıyordum. Durumu maden faciasında vefat eden yeğenlerimle
paylaştım. İşime son verileceğinden korkuyordum. Vefat eden
yeğenlerim, ’Sağlığın bizim için önemli olmayabilir ama senin için
çok önemli’ dediler. Ben de durumu ilk olarak madendeki
mühendisimiz Koray beye söyledim. Allah rahmet etsin o da vefat
etmiş. Yattığı yer cennet olsun. Doktora çıkmamı söyledi. Ertesi
gün doktor, kan değerlerimi görünce çok şaşırdı. ’Sen 3 yıl boyunca
neden gelmedin?’ dedi. Hayatımın risk altında olduğunu ifade
ederek, beni 3 gün yer üstünde çalıştırdılar. Yüzde 80 işten
atılacağım söylendi. Yer üstünde çalışmaya devam etmek istedim.
’Bin 500 yevmiyemi daha doldurup, emekli olayım’ dedim. ’Risk
taşıyorsun. Elini, ayağını kesersin en azından çocuklarının başında
dur deyip üç gün içinde beni çöpe attılar."
"MESLEK HASTALIĞIM OLMASA BEN DE ÖLMÜŞ OLACAKTIM"
Meslek hastalığı olarak bilinen hemofili rahatsızlığı olduğunu
kaydeden Kılıç, şunları söyledi: "Beni, ’Git çoluk çocuğunun
başında dur’ diyerek, işten çıkardılar. Ben burada ne iş yapacağım?
Burada elim ayağım kesilse ne olacak? Benim sağlık güvencem yok ki.
Burada bir şey olsa kurtarsınlar bakalım, beni kurtarabilecekler
mi? Ben o madende çalışmaya devam etseydim benim ailem de ölüm
acımı yaşayacaktı. Ben o maden ocağının her yerini biliyorum. Ne
kadar kötü bir durumda olduğunun farkındayım. Kazadan sonra maden
ocağı artık bitti. Keşke arkadaşlarım ölmeseydi de öyle bitseydi.
Orası lanet bir ocak. Ne pis ne de temiz havası doğru bir şekilde
gidiyordu. Bir ocakta 5-10 elektrikçi olur mu? İki bin kilometrelik
yerden nasıl olacak? Madende çalışan arkadaşlarım bir bandın boyunu
bile yarım saatte çakıyorlardı. Ben hasta olduğum için dinlene
dinlene bir saatte ancak çıkabiliyordum. En sonunda ’Sen bize
yaramazsın’ dediler, çıkış verdiler."
"EŞİM, ’ALLAH SENİ BİZE BAĞIŞLADI’ DİYEREK AĞLIYOR"
Yaşanan facianın çok acı olduğunu ifade eden Kılıç, sözlerini şöyle
noktaladı. "Ben yer üstünde olduğuma inanamıyorum. Eşim oturup
’Allah beni bize bağışladı’ diye ağlıyor. Acımız çok büyük."
(İHA)