Maradona'nın 44 yıllık yaşam öyküsü
Abone olHastanede uyuşturucu nedeniyle yaşam savaşı veren ünlü futbolcunun 44 yıllık yaşamına sığdırdığı başarılar ise şöyle:
Yıldız futbolcu, 21 yıllık futbol kariyerinde oynadığı 678 maçta
345 gole imza atarken, 1986 yılında Meksika'da düzenlenen Dünya
Kupası'nda, Arjantin Milli Takımı'nın kaptanı olarak kupayı
kaldırmıştı. Arjantinli yıldızın hayatındaki önemli gelişmeler
şöyle: 30 Ekim 1960: Maradona, 7 çocuklu ailenin 3. çocuğu olarak,
Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in dışındaki Lanus'ta dünyaya
geldi. 1970: Argentinos Juniors kulübünün minik takımı olan ''Küçük
Soğanlar''da futbol yaşamına başladı. 20 Ekim 1976: Argentinos
Juniors kulübü forması altında ilk Birinci Lig maçına çıkan
Maradona, oyuna 2. yarıda girmişti. 14 Kasım 1976: Birinci Lig'deki
ilk golünü kaydeden Maradona 1976'dan 1980'e kadar, Argentinos
Juniors forması altında oynadığı 166 karşılaşmada 111 gol attı. 27
Şubat 1977: Arjantin Milli Takımı Teknik Direktörü Cesar Menotti
tarafından ilk defa milli takıma çağırıldı. Sonradan oyuna girdiği
maçta Arjantin, Hollanda'yı 5-1 gibi farklı bir skorla mağlup etti.
2 Haziran 1979: İskoçya ile oynanan ve 3-1 kazanılan dostluk
maçında ilk milli golünü kaydetti. 1977'den 1994'e kadar,
mavi-beyazlı forma altında oynadığı 91 maçta 34 gol attı. 1979:
Japonya'da düzenlenen 20 Yaşaltı Dünya Kupası'nı, SSCB'yi 3-1
yenerek kazanan Arjantin'in gollerinden birini de Maradona atmıştı.
Şubat 1981: 1 milyon sterlin karşılığında Arjantin'in köklü
ekiplerinden Boca Juniors'a transfer oldu. Başarılı futbolunu, Boca
formasıyla da sürdüren Maradona 1979 ve 1980'de Güney Amerika'da
yılın futbolcusu seçildi. 1982: İspanya'da düzenlenen Dünya
Kupası'nda 2. turda elenen Arjantin Milli Takımı'nın kadrosunda yer
aldı. Temmuz 1982: Maradona, 5 milyon sterlin gibi rekor bir
transfer ücretiyle İspanya'nın Barcelona takımına transfer oldu.
Aynı yıl dünya kupasına ev sahipliği yapan İspanya'da final
heyecanını, yeni evi Estadio Nou Camp'da yaşamaya hazırlanıyordu.
Ancak finallerde her şey genç yıldızın istediği gibi olmadı ve 2.
turda Brezilya'ya 3-1 yenildikleri maçta kırmızı kartla oyun dışı
kaldı. Bu takımda 2 yıl boyunca oynadığı 58 maçta 32 gol kaydetti.
Artık dünyaca tanınan Güney Amerikalı futbolcu, Katalan kulübüyle
İspanya Lig Kupası'nı kaldırdı. Temmuz 1984: Katalan ekibindeki ilk
sezonunda lig, kupa ve Süper Kupa şampiyonluklarında önemli pay
sahibi olan Arjantinli yıldız, 2 yıl sonra bir başka transfer
rekoruna (6 milyon 900 bin sterlin) imza atarak, 7 yıl boyunca
formasını giyeceği İtalya'nın Napoli takımına transfer oldu.
Oynadığı 259 maçta 115 gol atan Maradona, takımının 1987 ve 1990
yıllarında kazandığı lig kupaları, 1987'de kazandığı İtalya Kupası
ve 1989'da kazanılan UEFA Kupası başarılarında büyük pay sahibi
oldu. 29 Haziran 1986: Maradona'nın kaptanlığını yaptığı Arjantin
Milli Takımı, Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'nda, Federal
Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Şampiyonu oldu. Maradona, kupaya giden
yolda, İngiltere ile oynanan çeyrek final maçında attığı 2 golle
tarihe geçti. Gollerden birisini, orta sahada aldığı topla kaleci
Shilton dahil 6 futbolcuyu çalımlayarak atarken, diğer golü elle
attığını kabul etmiş ve ''Benim değil, Tanrı'nın eliydi'' ifadesini
kullanmıştı. Bu açıklama biraz da 1982 yılında Falkland Adaları
için İngiltere ile yaptıkları ve kaybettikleri savaşa gönderme
taşıyordu. 8 Temmuz 1990: Almanya'ya şaibe iddiası olan bir
penaltıyla boyun eğen Arjantin, dünya ikinciliğiyle yetindi.
Maradona, maç sonrasında ''Bu, hakemin sonucu belirlemesidir''
dedi. 17 Mart 1991: Napoli formasıyla Bari'ye karşı oynadığı maçtan
sonra yapılan doping kontrolünde kokain kullandığı saptanan ünlü
futbolcu 15 ay ceza alarak futboldan uzaklaştırıldı. Ekim 1992:
İspanya'nın Sevilla takımına transfer oldu. Burada oynadığı 29
maçta 8 gol kaydetti. Eylül 1993: Arjantin'e geri dönerek Newell's
Old Boys takımına transfer oldu. Oynayabildiği 5 maçta gol atamadı.
25 Haziran 1994: Milli forma altında son maçını, ABD'de düzenlenen
Dünya Kupası finallerinde oynadı. Arjantin'in 2-1 kazandığı Nijerya
maçından sonra yapılan doping kontrolünde uyarıcı ''Efedrin''
maddesi kullandığı saptanan Maradona, kupadan ihraç edildi ve 15 ay
daha ceza aldı. Maradona'sız Arjantin, Romanya'ya 3-2 yenilerek
elendi. Ekim 1995: Boca Juniors'a tekrar transfer olarak, 30 maçta
7 gol attı. 25 Ekim 1997: Yıldız futbolcu, Boca Juniors'un ezeli
rakibi River Plate'i 2-1 yendiği maçtan sonra, futbolu bıraktığını
açıkladı. 4 Ocak 2000: Uruguay'da kalp krizi geçirdi. Kokain
tedavisi görmek için Küba'ya yerleşti. 10 Kasım 2001: Yeşil
sahalardaki futbol kariyerini yaptığı muhteşem bir jübile ile
noktalayan Diego Armando Maradona, futbolseverlerin hafızalarında
Pele'nin yanında gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan birisi
olarak hatırlanacak. MARADONA'NIN İTİRAFLARI "İki rüyam var, ilki
dünya kupasında oynamak, ve ikincisi şampiyon olmak". Maradona,
futbol yaşamına böyle bir hayalle başlamış. Ama yaşamında istediği
2 dileğini gerçekleştirmekle kalmamış, futbol tarihine adını altın
harflerle yazdırmıştır. FİFA tarafından yüzyılın futbolcusu seçilen
Maradona, her futbolseverin gönlünde ayrı bir yer edinmiştir.
Napoli Kulübü bile ünlü futbolcunun adını ölümsüzleştirmek adına 10
numaralı formayı takımdan çıkartmış ve bu numaralı formanın
yalnızca eski futbolcusu Maradona'ya ait olduğu kayıtlara
geçmiştir. HIRÇIN FUTBOLUNUN TEMELİ ÇOCUKLUK YILLARINDA ATILDI
Futbol tarihine adını yazdıran Maradona'nın çocukluğu sefalet
içinde geçti. Suyu akmayan, elektriği dahi olmayan bir gecekonduda
dünyaya gelen Maradona, 8 kardeşin en çılgını ve her zamanki gibi
en yaramazıydı. Futbola da yansıyan bu kişiliğinin temelleri daha
çocukluk günlerinde atıldı. Maradona, sahadaki hırçın futbolunun
temellerinin daha çocukluk yıllarında atıldığını ve kenar
mahallelerde sefalet içinde kalabalık bir ailede yaşam mücadelesi
vermesinin onun kişiliğinde önemli bir etken olduaupası ve 1989'da
kazanılan UEFA Kupası başarılarğunu dile getiriyor. Yıldız
futbolcu, hayatındaki ilginç gelişmelerle ilgili itiraflarını şöyle
anlatıyor: "YERYÜZÜNDE SADECE BENDE OLAN ARABAYA BİNDİM" "Napoli'de
oynadığım zamanlar Milan'ın sahibi Silvio Berlusconi beni almayı
kafasına koymuştu. Herşeye razıydı. Ne istersem onu alacaktı ve bu
herkes tarafından duyulmuştu. Bunun üzerine Napoli Başkanı
Ferlaino, o zamanların şartlarında yeryüzünde sadece bende olan
siyah bir Ferrari F 40 aldı" "OTOMATİK VİTESLİ ARABAYI REDDETTİM"
"Daha piyasada olmayan arabaları istiyordum, getiriyorlardı. Hatta
Napoli şampiyon olduğunda para muslukları ardına kadar açılmış,
henüz İtalya'da bulunmayan bir Mercedes Benz Cabriolet
getirmişlerdi. Arabayı gördüğümde hayran kaldım ve anahtarı
istedim. Araba herşeyi ile mükemmeldi. Ama baktım ki vites
otomatik. Arabadan inip anahtarı geri verdim. 'Bu otomatik vitesli'
dedim. 'Evet otomatik, son model' dediler. Teşekkür ettim, evime
girdim. Otomatik vitesli arabalardan hoşlanmıyordum. Şimdi
düşünüyorum da, ne çılgınlık!" "TANRININ DEĞİL, DİEGONUN ELİ"
Maradona, 1986 Meksika Dünya Kupası'nda kupayı kazanan Arjantin
takımının kaptanıdır. Arjantin finalde Almanya ile karşılaşıp
Almanya'yı yener. Ama bundan daha önemlisi çeyrek finalde İngiltere
ile yaptığı maçtır. Maradona bu maçla ilgili olarak şöyle
konuşuyor: "Bu maçın bizler için ayrı bir önemi vardı. Çünkü,
İngiltere ve Arjantin'i karşı karşıya getiren Falkland savaşının
anıları çok tazeydi. Maça çıkmadan önce maçın 2 ülke arasında
geçmişte yaşanan kötü olayların üzerine örtülecek bir perde gibi
olduğunu ve bu maçın bir dostluk maçı olduğu şeklinde açıklamalarda
bulunuyorduk. Halbuki hiçbirimiz bu duygularla maça çıkmadık.
Hepimiz kinimizi maçı kazanma yönünde harcadık. Çünkü maç bir kupa
maçı değil, bir onur ve intikam maçıydı. Ben maçta 2 gol atmıştım
ve attığım golden birini resmen elimle atmıştım. Ama bu hakemin
gözünden kaçmıştı. O dönemde golü ''Tanrı'nın eli'' diye
açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi! Fotoğrafçılar
bile ne olduğunu görememişti. Bu gol çok hoşuma gidiyor.
İngilizlerden intikamımı bu şekilde almıştım" "KOKAİN KULLANIRIM,
AMA DOPİNG ASLA" "Kokain kullandığımı her zaman kabul ederim. Ama
hiçbir zaman maçlarda doping yapmamışımdır. Hatta 2 kez doping
yaptığım için uzaklaştırılmışımdır. Yargıcın karşısına çıktığımda
cezama razı olduğumu ama dopingi kabul etmediğimi söyledim, kabul
görmedi" "Doping olayı tamamen İtalya Futbol Federasyonu Başkanı
Antonio Matarrese'nin oyunudur. Çünkü Arjantin 1990 kupasında
İtalyanlar'ın önünü kesmiş ve İtalyanlar'ı milyonlardan mahrum
etmiştir. Bu yüzden ben doping olayını tamamen Matarrese'nin oyunu
olarak görüyorum" "KUPADAN KOVULDUĞUMDA ÇOCUKLAR GİBİ AĞLADIM"
"ABD'de 1994 Dünya Kupası'ndaki 2. doping olayı beni yıkmıştı.
Çünkü Nijerya maçındaki doping kontrollerim pozitif çıkmıştı.
Halbuki orada kesinlikle isim benzerliği olan ilacın kurbanı
olmuştum. Arjantin'de sürekli kullandığım ilaç vardı ve bitmişti.
Doktorum Amerika'da aynı ilacı almıştı. Benim kullandığım ilacın
ismi Ripped Fast idi. Doktorum yanlışlıkla Ripped Fuel almıştı. Ama
Ripped Fuel'de uyuşturucu vardı. Bu durum beni mahvetmişti. Eşim
Claudia'yı aradım. Gözlerim yaşlarla doldu, sesim titredi.
'Kupa'dan kovuldum' dedim ve bir çocuk gibi ağlamaya başladım"
"ÇAPKINLIĞIMI EŞİMDEN GİZLEMEM" "Eşim Claudia ile 28 Haziran
1977'de evlendim. Birbirimiz çok severiz. Bir zamanlar hep 'Niye
Claudia'yla evlenmiyorsun?' diye sorarlardı. Ben de onu sevdiğimi
söylemek için bir kağıda ihtiyacım olmadığını söylerdim. Sonra 2.
soru gelirdi. 'Öyleyse niye sonradan evlendiniz?' 'Aklıma öyle esti
de ondan!' dedim. Tüm çapkınlığıma rağmen karım ile aramda bir
kırgınlık olmamıştır. Çünkü ben çapkınlığı karımdan gizli yapmam.
Ona söylerim"