Gemiler neden tezkereyi beklemedi?
Abone olLibya'ya savaş gemilerinin gönderilmesini içeren tezkere Meclis Başkanlığı'na sunuldu.
Libya'ya silah ambargosunu denetlemek için savaş
gemilerinin gönderilmesini içeren tezkere Meclis Başkanlığı'na
sunuldu.
Uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere
TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesine ilişkin başbakanlık
tezkeresi TBMM Başkanlığına sunuldu.
Tezkerede, Libya'daki olayların 15 Şubat 2010 tarihinde
başladığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Olaylar neticesinde ortaya çıkan şiddet ortamının
sona erdirilebilmesini teminen BM Güvenlik Konseyi tarafından
alınan 26 Şubat 2011 tarihli ve 1970 sayılı karar ile 17 Mart
2011 tarihli 1973 sayılı kararda kayıtlı hüküm ve çağrıları
dikkate alarak ve meskur kararlar çerçevesinde Libya'da
istikrar ve güvenliğin yeniden tesisine yönelik uluslararası
çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere; lüzum, sınır,
kapsam, şekil, yöntem ve zamanı hükümetçe takdir ve tespit
edilmek kaydıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere
gönderilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin hükümet
tarafından yapılması için Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca
bir yıl süreyle izin istenilmesi Bakanlar Kurulunca
kararlaştırılmıştır.”
10 YIL AYRINTILARI AÇIKLANMAYACAK
TBMM İçtüzüğü gereği gizli oturumdaki görüşmeler en az 10 yıl süreyle dışarıya yansıtılamayacak ve devlet sırrı olarak saklanacak. Ancak tezkere metni ve oylama sonuçları açıklanacak. Irak operasyonu için 1 Mart 2003'te TBMM'ye getirilen tezkere de gizli oturumda görüşülmüş ve kabul için gerekli oyu alamamıştı.
DENİZALTI YOLA ÇIKTI
Öte yandan Libya'ya yönelik silah ambargosunu denetleyecek NATO deniz gücünde TSK unsurlarının da görev alması kapsamında yola çıkan "Çanakkale" isimli denizaltı da Çanakkale Boğazı'ndan geçerek
TEZKERE'DEN ÖNCE NİYE YOLA ÇIKTI?
CNN TÜRK'te yayınlanan "Medya Mahallesi" programına katılan gazeteci Can Dündar, tezkere görüşülmeden gemilerin yola çıkmasını sorguladı. Dündar burada açık bir emrivaki olduğunu söyleyerek daha mecliste görüşülmeden gemilerin gönderilmesini milli iradeye saygı gösterilmediği anlamına geldiğini söyledi.
Can Dündar teskerede geçen "çok boyutlu katkı" ifadesinin de "ne iş olsa yaparım" anlamına geldiğini savundu.
KIRMIZI ÇİZGİLER
Ankara'nın Libya'ya müdahale konusunda birtakım kırmızı çizgileri mevcut. "Komuta NATO'da olmalı." Bu, Türkiye'nin NATO'daki müzakerelerde kırmızı çizgisi. Libya'ya yönelik uçuşa yasak bölge denetiminin komutası NATO'da olmalı.
Diğer iki başlık, silah ambargosunun denetimi ve insani yardım konusunda mutabakata varıldı ama uçuşa yasak bölgenin denetimi için NATO'da hala çözüm yok.
Türkiye talebinden geri adım atmayacağını bildirdi. Brüksel'e bu koşullarda uçuşa yasak bölge kararına "evet" demeyeceğini de iletti. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, çarşamba gecesi hem NATO Genel Sekreteri hem de ABD, İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanlarıyla telefonda görüştü.
Aynı akşam Ankara'ya gelen NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Amiral James Stradivis ile de konutunda bir araya geldi. Hepsine "Tek komuta NATO'da olmalı" mesajı verdi.
Uçuşa yasak bölge düğümü Türkiye'nin istediği gibi çözülürse, Ankara ittifaka uçak desteği verecek. Ama sadece yakıt ikmali, devriye ve hava sahası denetimi için.
Şüpheli bir durum görürse, Türk F-16'ları ateş açmayacak, sadece NATO'da muharip güç olarak görev alacak müttefik uçaklara bilgi verecek. O uçaklar hedefe bomba atacak.
Diplomatik kaynaklar henüz mutabakat olmadığı için uçak sayısı ile ilgili bilgi vermedi.
Ama Türkiye'nin silah ambargosunun denetimi için oluşturulacak 17 gemilik deniz filosuna 5 gemi ve 1 denizaltısıyla katkı verecek. Uçakların aksine, gemilerin müdahale yetkisi olacak.
Silah taşıdığı düşünülen şüpheli gemi ihtarlara uymazsa ateş açılabilecek. Bunun için Meclis'ten tezkere geçecek.
Pakistan resepsiyonunda konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, 2 geminin zaten Libya açıklarında olduğunu söyledi, "Tezkere çıktığında göreve başlamak için gerekli önlemleri aldık" dedi, diğer 2 gemi ve denizaltının da yola çıktığını açıkladı.
Gemilerin içinde personel sayısının bin ila 2 bin arasında olacağı belirtiliyor.