Fatih Altaylı'dan yoğun bakımdaki Hıncal Uluç'a saydıran Cüneyt Özdemir'e tepki
Abone olHaberTürk yazarı Fatih Altaylı, ölüm döşeğindeki Hıncal Uluç için "Kibirli faşist beleşçi bencil" diyen gazeteci Cüneyt Özdemir'e tepki göstererek, "Yazdığın o satırlar, gerçekten içine sindi mi!" ifadelerini kullandı.
Cüneyt Özdemir'in ölümle pençeleşen Hıncal Uluç hakkındaki
sözleri tartışmalara yol açtı.
Fatih Altaylı, Uluç'a "kibirli, faşist, beleşçi, bencil" ifadelerine kullanan Özdemir'e tepki gösterdi.
"Tam da hak ettiği gibi uğurlanıyor!"
Altaylı, yoğun bakımda bir süredir tedavisi süren Sabah
gazetesi yazarı Hıncal Uluç için "Asıl
konuşmamız gereken bu kadar vasat, kibirli, faşist, beleşçi, bencil
ve herkesin ortak nefretini kazanmış bir adama yıllarca yazı
yazdırılması, abilenilmesi, yaltaklanılması olmalı. Köşe
yazarlığında 'ne olunmaması gerektiğinin' simgesiydi. Tam da hak
ettiği gibi uğurlanıyor!" diye yazan gazeteci Cüneyt Özdemir'e
yanıt verdi.
"Haddimi aşacak bir değerlendirme yapmak istemem ama iyi bir gazeteciydi" diyen Altaylı, "Gençliğinde öncü idi. Bakmayın şimdi kendisini küçümseyenlere. Erkekçe gibi efsane bir dergiyi yaratmıştı. Gelişim Spor gibi Türkiye’nin en iyi spor dergisinin yayın yönetmenliğini yapmıştı. Spor yazarlığına da, köşe yazarlığına da yeni bir yaklaşım getirmişti. İyi veya kötü. Ona ben karar veremem. Ama bana uymayan çok yönü vardı. Dostlarına çok kötü davranır, en sert, en acımasız eleştirileri dostlarına yöneltirdi" dedi.
Altaylı, "Bir sürü iyi yönü, bir sürü hatası vardı. Hepimiz
gibi. Ama en büyük ayıbı Defne Joy Foster’e yapmıştı, 'Su
testisi su yolunda kırıldı' diyerek. Eski Hıncal Uluç o lafı
söylemek bir yana söyleyeni yerden yere vururdu. O gün anladım ki,
'Yaşlanmış, artık bırakması lazım.'" dedi.
"Yoğun bakım yatağında herkes arkasından
sallıyor"
Altaylı şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi bakıyorum da, yoğun bakım yatağında herkes arkasından sallıyor. Hayatta iken hakkında çok olumsuz şey yazmışımdır, çok eleştirmişimdir. Ama şimdi susarım. Sıradan insanların öfkesini, eleştirisini anlarım da, bizim meslek erbabının yanıt verebilecek pozisyonda iken Hıncal Abi deyip, ölüm döşeğinde iken gömenini hiç ama hiç anlamam.
Hele sen Sevgili Cüneyt. Sen hatırlar mısın bilmem ama ben dün gibi hatırlıyorum. Zannederim 1991 yılıydı. Sen 32. Gün’de yeni başlamış genç bir muhabirdin. Sabah Gazetesi’ne, Hıncal Uluç ile röportaja gelmiştin. Seni ilk görüşümdü. Bir meslek büyüğünle röportaj yapıyor olmanın heyecanı içindeydin. Elbette Hıncal Uluç da o günkü Hıncal Uluç değil. Sen de o günkü Cüneyt Özdemir değilsin. Ama söyle bana sevgili dostum. Yazdığın o satırlar, gerçekten içine sindi mi!"