Kimi farkında olmak ister.
Kimi de farkında olunmak…
İkisi de aynı kapı sanıyorsanız; inanın yanılıyorsunuz.
Farklıdır çünkü farkında olanlar için…
Pek bilinmez ama mutluluk yolundaki en temel dayanaklardan
biridir farkında olmak…
Görürsünüz çünkü…
Hissedersiniz çünkü…
Ve de eğer cesursanız; hayata adımınızı ona göre atarsınız.
Sizi mutlu edenlere göre atarsınız adımlarınızı.
Söz sizdedir işte…
Karar verme yetkisi sizdedir lafın özü…
Görmezden gelmek yeteneğinize sığınamazsınız çoğu zaman,
farkında olunmak ve buna sığınmak isteyenler gibi…
Sizi görsünler, sizi duysunlar, sizi yönetsinler değildir temel
isteğiniz.
Çünkü o zaman hayat ipleriniz; o sizin yerinize duyanlarda,
sizin yerinize görenlerde ve sizin adınıza karar verenlerde
olur.
Ve siz o yüzden keşkeler yaşarsınız ya yaşam boyu…
O yüzden yönetilir ve başkalarının sizin için çizdiği hayatı
yaşarsınız.
“Mecburiyetlere mahkûmiyet,” demelerim işte
bundandır ya zaten.
Baştan kabullenmişsinizdir çünkü güdülmeyi…
O yüzden silkinin ki bence yapabilirsiniz; farkında olunmaktan
farkında olmaya geçmeyi…
Ki işte o zaman sadece size ait gerçeklerin gerçekten farkında
olursunuz.
İllaki olursunuz…
Hak ettiğiniz şekilde…