Ertuğrul Özkök'te Esad ve Erdoğan yazısı
Abone olHürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, Fransa'da bir dergide yayımlanan Beşar Esad mülakatını köşesine taşıdı.
İNTERNETHABER.COM - Hürriyet
gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, Paris Match dergisinin muhabiri
Regis le Sommier'in Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la yaptığı
söyleşiyi köşesine taşıdı.
Fransız muhabirin "Kaddafi gibi ölüme kadar gitmeyi göze aldınız mı..." sorusuna Beşar Esad, şu yanıtı verdi: "Fırtınada bir geminin kaptanı ne ölümü düşünür, ne de hayatı. Düşündüğü tek şey gemisini kurtarmaktır. Gemi batarsa herkes boğulur. Yani en iyisi gemiyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Esad'ın iki konuda aynı fikirde
olduğunu belirten Ertuğrul Özkök, "Bir: Sohbette, Erdoğan gibi Esad
da IŞİD değil, Arapça DAEŞ kelimesini kullanıyor.
İik: Erdoğan gibi Esad da, IŞİD'e sadece havadan müdahalenin
yeterli olmadığını
düşünüyor" diye yazdı.
AŞAĞIDA vereceğim bilgilerin hükümetin ve MİT yetkililerinin çok
işine yarayacağına
eminim. Çünkü Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren bazı ipuçları
var.
29 KASIM 2014 ŞAM BAŞKANLIK
SARAYI
Yani bundan 12 gün önce...
Şam'a yukarıdan bakan başkanlık sarayının bir odasında, birisi
Suriye Devlet Başkanı
Esad'a şu soruyu sordu:
"Kaddafi gibi ölüme kadar gitmeyi göze aldınız mı..."
Çok katı, çok direkt ama çok rahatsız edici bir soru.
Aldığı cevap şu oldu:
"Fırtınada bir geminin kaptanı ne ölümü düşünür, ne de hayatı.
Düşündüğü tek şey
gemisini kurtarmaktır. Gemi batarsa herkes boğulur. Yani en iyisi
gemiyi kurtarmak
için ne gerekiyorsa yapmaktır."
Burada bir parantez açıp iki ayrıntı vereyim.
Esad'la yüz yüze konuşan kişi bir Fransız.
Bugün Avrupa'da Esad'a karşı en sert sözleri söyleyen devlet
başkanı, Fransa
Cumhurbaşkanı François Hollande'dır...
Ama aynı Fransa'nın istihbarat teşkilatı, geçtiğimiz aylarda Şam'a
giderek, IŞİD'e karşı
mücadelede işbirliği konularını görüştü.
BEŞAR ESAD KONUŞTUĞU FRANSIZ'A NE
SORDU
Konuşmanın bu noktasında bu defa Esad karşısındaki Fransız'a
soruyor:
"Kaddafi Libya'nın başından uzaklaştırıldı. Bunu hayatı ile ödedi.
Peki ama onun
ayrılmasından sonra Libya'da durum ne? Ülke şimdi daha iyi durumda
mı... Libya'ya
demokrasi geldi mi..."
Fransız bu soruya cevap vermez.
Konuşmada Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren bölümler vardır.
Esad Suriye'nin bugünkü hale gelişinden, adını açıkça vererek, iki
Müslüman ülkeyi
suçluyor.
Türkiye ve Katar...
'BAŞKANLIKTA KALACAK MISINIZ' SORUSUNA
ESAD'IN VERDİĞİ CEVAP
Sohbetin en önemli bölümüne geliyoruz.
Fransız muhatabı açık açık soruyor. Esad gidecek mi kalacak
mı...
Savaşı kazanmak için ölümü göze aldığını söyleyen Esad, "Size çok
önemli bir şey
söyleyeceğim" diyerek şu cevabı veriyor:
"Ne krizden önce, ne şimdi ne de bu krizden sonra amacım
başkanlıkta kalmak değil.
Ama biz öteki Suriyeliler, asla Batı'nın oyuncağı olmayacağız."
ESAD ÇOK ÖNEMLİ BİR İSTİHBARAT
VERİYOR
Şam'daki sohbetten öğrendiğim en önemli açık istihbarat
bilgisi ise şu:
"Suriye hava kuvvetleri, son 40 günde, koalisyon uçaklarının
yanında IŞİD'e karşı
2000 sorti yapmış."
Suriye Devlet başkanı bu bilgiyi verdikten sonra, "Bizim
teröristlere karşı yaptığımız
hava müdahalesinin koalisyondan çok daha büyük olması sizi şaşırttı
değil mi" diye
soruyor.
Peki bu hava müdahalelerinde koalisyon güçleri ile bir koordinasyon
var mı...
"Hayır yok. Ama bizimkiler gerçek vuruş, koalisyonunkiler ise
kozmetik" diyor.
SURİYE DEVLET BAŞKANI 2 KONUDA ERDOĞAN'LA
AYNI FİKİRDEYMİŞ
Sohbetin ayrıntılarını analiz ederken çok şaşırtıcı bir şeyi
keşfettim.
Esad, iki konuda Erdoğan'la aynı fikirde...
BİR: Sohbette, Erdoğan gibi Esad da IŞİD değil, Arapça DAEŞ
kelimesini kullanıyor.
İKİ: Erdoğan gibi Esad da, IŞİD'e sadece havadan müdahalenin
yeterli olmadığını
düşünüyor.
Peki koalisyon güçlerinin IŞİD'ı bombalaması Esad yönetiminin
lehine mi oldu...
"Ciddi ve etkili bir bombalama olsaydı, bize yardımı
dokunabilirdi..." diyor.
Şimdi gelelim bu derin bilgilerin bana nasıl ulaştığına.
Tahmin ettiğiniz gibi yine açık istihbarat.
Esad'a bu soruyu soran kişi Paris Match dergisinin muhabiri Regis
le Sommier'dir...
Şam'da yaptığı mülakat bu hafta dergide yayınlandı.
Hükümet, Türk basınının Esad'la görüşmesini istemiyor.
Ama bana göre, Türk basınının artık Esad'ın karşısına geçip
ülkemizin gerçek
menfaatini ilgilendiren soruları direkt kendisine sormasının zamanı
geldi.