Erdoğan ve AK Parti'yi kutladı
Abone olTansu Çiller, yıllardan beri açılamayan AB kapılarının 41 yıl sonra büyük mücadelerle açıldığını, bunda da en büyük katkının Erdoğan Hükümetin'de olduğunu şöyle aktardı:
Eski Başbakanlardan Tansu Çiller, AB konusunda atılan adımlardan
ve gelinen noktadan dolayı AK Parti Hükümeti, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ı ve Meclis'i kutladı. Gelinen noktanın heyecan verici
olduğunu söyleyen Çiller, Hükümetin kararlılığı, Meclisin çalışması
ve tek başına iktidarın, AB kapısını zorladığını ve 41 yıl sonra bu
kapıyı açtığını kaydetti. Çiller, 3 Kasım seçim yenilgisinin
ardından 2 yıl sonra ilk kez bir televizyon programına katıldı.
Haber Türk TV'nin canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan
Çiller, AB İlerleme Raporu'nun heyecan verici olduğunu söyledi.
Yeni bir dünya düzeni ve yeni bir yapılanmanın gündeme olduğunu
kaydeden Çiller, Türkiye'nin bunun en önemli merkezlerden birini
oluşturduğunu belirtti. "Çünkü medeniyetlerin çatışması değil,
uzlaşması gündemde" diyen Çiller, "Eğer komisyonda böyle bir rapor
çıkmasaydı Çin Seddi ile bütün Avrupa'yı ayırırdınız. Avrupa bir
güç olmaktan çıkar, o çatışmanın bir parçası haline gelirdi ve bir
Berlin Duvarı olurdu. Bu duvarı yıkmak da o kadar kolay olmazdı.
Oysa Türkiye şimdi önümüzdeki yüzyılın beş çekici gücünden biri
olacak" diye konuştu. Türkiye'nin büyük bir patlama yapacağını
savunan Çiller, "Hükümeti, Meclisi, Başbakanı kutlamak lazım.
Elbette eksikleri olan bir olay. Elbette ki bardağın yarısı boş.
Ama dünyaya, yüzyıla damgasını vuran bir gelişme" dedi. Türkiye'nin
Irak'ta bir güç olarak bulunması gerektiği yönünde görüş bildiren
Çiller, Türkiye'nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde laik olması
açısından bir model ülke olduğunu söyledi. Türkiye'nin yanlışlara
rağmen kaybedilemeyeceğini belirten Çiller, Hükümetin kararlılığı,
Meclisin çalışması, tek başına iktidarın, AB kapısını zorladığını
ve 41 yıl sonra bu kapıyı açtığını anlattı. "AB KONUSUNDA ASIL
DEĞİŞİM REFAHYOL DÖNEMİNDE YAŞANDI" AB konusunda asıl değişiminin
Refah-Yol Hükümeti döneminde yaşandığını savunan Çiller, koalisyon
ortağı olan Refah Partisi'nin birliğe karşı olduğunu söyledi. Ama
koalisyon kurulduktan sonra bakanlıklarda bir değişim ve dönüşümün
yaşandığını ileri süren Çiller, referans İslam'dan referans
demokrasiye dönüldüğünü belirterek. "Bir dönüşüm ve sorgulama
dönemi başladı. Karşı olanlar vardı. Şüpheli olanlar vardı.
Abdullah Gül ve arkadaşları bir vizyon ve sorgulamaya gittiler.
Belki bu bir amaç veya bir araçtı. Belki araç, amaca döndü.
Türkiye'yi sadece bir sivil toplum yapmaktan çıkartarak,
medeniyetlerin çatışmasından bir uzlaşıya dönen bir proje oluştu"
diye konuştu. Türkiye'nin bu noktaya varmasından büyük bir
memnuniyet duyduğunu söyleyen Çiller, AB konusunda bu noktaya daha
önceden varılabileceğini ama bunun Refah-Yol Hükümeti döneminde
yaşanan bazı olaylar ile 28 Şubat ile geciktiğini savundu.
Zamanında Refah-Yol Hükümeti'ni kurduğu için kendisine tepki
gösterilmesini eleştiren Çiller, "AK Parti iyi de Çiller'in
başkanlığındaki bir hükümet kötü mü?" diye sordu. Eski
siyasetçileri de içine alan bir Türkiye Takımı'nın AB yolunda
çalışması gerektiğini söyleyen Çiller, AB kamuoyunun Türkiye'nin
üyeliği konusunda büyük endişeler duyduğunu ama bunların yersiz
olduğunun anlatılması gerektiğini belirterek, "Biz Gümrük
Birliği'nde bunu yaptık ve başarılı olduk. Parlamenter ve tüm sivil
toplum kuruluşlarını bu amaç doğrultusunda çalıştırdık" dedi. 17
Aralık'a kadar da bunun yapılması gerektiğini söyleyen Çiller,
Gümrük Birliği konusunda bir soruya, "Bunun siyasi bedelini ödedim.
Sanayi ve medya arkamdan gitti" yanıtı verdi. Ekonomiye ilişkin de
değerlendirmelerde bulunan Çiller, şöyle konuştu: "AB olmasaydı
ekonomiden endişe ederdim. Cari işlem açığı rekor düzeyde ve endişe
veriyor. IMF'nin programları hep bu noktaya götürür. Ama şimdi bu
endişeyi taşımıyorum. 17 Aralık'ta verdikleri sözü tutarlarsa,
müzakereler başlarsa durum değişir. Bütçe açığı yüzde 14'lere
varmışken yüzde 11'e düştü. Büyüme yüzde 13 civarında. Cari
işlemler açığı yabancı sermaye ve turizm ile giderilebilir. Büyüme
her zaman yüzde 13 devam etmez ama yüzde 5 olur. Hep söylüyorum
Türkiye Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya'dan sonra beşinci güç
olabilir" AZINLIK MESELESİ Zinanın AB konusunda büyüyü bozduğunu
söyleyen Çiller, birlik üyesi ülkelerin buna tepkisinin çok sert
olduğunu belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de incitilmemesi
gerektiğini dile getiren Çiller, İlerleme Raporu'nda yer alan
azınlıklar meselesine ilişkin olarak da şunları söyledi: "Azınlık
meseli ile Türkiye'nin temeline büyük bir bomba konur. Atatürk'ün
ulus tanımı aşılmamalı. Kürtler ve Aleviler Türkiye'nin asli
unsurlarıdır. Burada buna hükümet karşı koymalı. AB bir asimilasyon
değil entegrasyondur. Türkiye'nin dirençle karşı koyması lazım. Bir
milli seferberlik ile bunu anlatmak lazım. Ulus tanımı
değiştirilmez" Ruhban okulu, ekümenik sıfatı, Ermenistan sınırının
açılması ve sözde Ermeni soykırımı gibi konuların aşılacağını
belirten Çiller, azınlıklar konusuna özellikle vurgu yaptı. AB
İlerleme Raporu'na Kıbrıs'ta Türk tarafının Annan Planı'nı kabul
etmesinin de büyük bir etkisi olduğunu anlatan Çiller, "Annan Planı
olmasaydı bu noktaya gelinmezdi. 17 Aralık'ta bu müzakereler
başlatılmazsa herşey döner herşey sorgulanır" dedi. "HEYECANIM
SİYASET İÇİN DEĞİL" Çiller, çok heyecanlı olduğunun söylenmesi
üzerine, "Benim heyecanım siyaset için değil, Türkiye için"
ifadesini kullandı. Yeniden siyasete dönüp dönmeyeceği yönündeki
sorulara net bir cevap vermekten kaçınan Çiller, tecrübelerini
aktarmanın bir görev olduğunu, bunun için de aktif siyaset yapmak
gerekmediğini dile getirdi. Kitap okuyarak vakit geçirdiğini
anlatan Çiller, konferanslara başlayacağını ve daha sonra da
Türkiye ve dünya vizyonunu anlatan bir kitap yazacağını bildirdi.
Çiller, zaman zaman Demirel ile görüştüğünü de sözlerine
ekledi.