Herkes soruyor, ne oluyor diye.
Bir ilk gerçekleşti ve Cumhurbaşkanı’nın meclise iade ettiği bir
yasada Ak Parti ısrar etti, değiştirmeden meclisten geçirip köşke
gönderiyor.
Sadece Cumhurbaşkanı değil Gülen Cemaatinin de ısrarlı
itirazlarına rağmen.
…
Önce itirazları hatırlayalım.
Cumhurbaşkanı, cezaların caydırıcılıktan uzak olacağı
gerekçesiyle yasayı meclise iade etti.
Cemaat ise kişiye özel düzenleme diye karşı çıkıyor yasaya. Ceza
indiriminin, simge isim Aziz Yıldırım’ı cezaevinden çıkartmak için
hazırlanmasından duyulan rahatsızlık had safhada.
Aziz Yıldırım’ın askerlerle yakın ilişkisi de
konuşuluyor kapalı kapılar ardında, bu yasanın, özel yetkili
mahkemelerin kapsamından çıkarılmasının, diğer davalar için bir yol
oluşturacağından duyulan endişe de.
“Surda gedik açılıyor” diye bakılıyor şikede
cezaları indiren düzenlemeye.
Gülen Cemaati’nin önemli ismi Hüseyin Gülerce, onun için,
“Ak Parti ayağına sıkmıyor, altındaki sandalyeyi
tekmeliyor” sözleriyle eleştiriyor hükümeti. Kendi
idam fermanını imzaladığını ima ediyor.
...
Ama ortada yasaya bir kez “evet” diyen
Başbakan Erdoğan var.
Cumhurbaşkanının veto sırasında Başbakan ile bir temasta
bulunmadığını biliyoruz. Sosyal medyadaki itirazlar ve
inceleme sonuçları vetoya götürdü Abdullah Gül’ü.
Ama Erdoğan altına imza attığı yasanın veto edilmesinden
hoşlanmadı.
Gülen Cemaati’nin olayları yönlendirme biçiminden de
rahatsız oldu.
Ve bir yerde “patron benim” mesajını vermek
istedi.
İşte onun için yasa “aynen” yani
“değiştirilmeden” köşke gönderiliyor.
Bülent Arınç ve Hayati Yazıcı gibi kabinenin iki önemli
bakanının itirazlarına, bu iki bakanın Gül’ün vetosunu haklı
bulmalarına rağmen.
Bir anlamda iş, şikede cezaları indirmeyi de, Aziz
Yıldırımı cezaevinden kurtarmayı da aştı, siyasi bir bilek güreşine
döndü.
Erdoğan “yasa aynen köşke iade” diyerek hem
Gül’e kararları ben alırım demiş oldu, hem de Gülen Cemaatine
“patron benim” mesajını verdi.
Erdoğan şimdi herkese patronun kim olduğunu gösteriyor.
twitter.com /yavuzoghan