Ekonomi Bakanı'ndan ilginç kriz açıklaması
Abone olEkonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, siyasi belirsizlik ve son zamanda artan terör olayları nedeniyle yaşanan ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ESBAŞ
Genişleme ve Süre Uzatım Protokolü ile Aliağa Serbest Bölgesi
Protokolü'nü imza törenine katıldı. Zeybekci, Sarıyer'de 11 milyon
dolarlık yalı almasını açıkladı ve işadamlarını Nazım Hikmet'in
dizeleriyle siyasete çağırdı.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ekonomisine kriz gelmeyeceğini öne sürerek, “Türkiye büyük, güçlü bir ülke. 'Vay şu olmazsa kriz gelir'. Gelmez arkadaşlar. Allah aşkına ben söylüyorum" dedi.
"İZMİR'E HAKSIZLIK"
Ekonomi Bakanı Zeybekci, İzmir'in teşvikte 3. bölge olması
nedeniyle rekabet edemediği yönündeki sitemleri haksız bulduğunu
belirterek, “İzmir'e ilk geldiğimizde önemli şikayetlerden birisi
İzmir'in teşvik bölgesinde 1. bölgede olmasıydı. Yakın bölgede
başka şehirlerin 3. sırada olmasıydı. Bunun İzmirliler tarafından
İzmir'e haksızlık olduğunu söylemiştim. Bunu dile getirmenin yanlış
olduğunu ifade etmiştim. 'İzmir 1., başka şehirlerin 3. bölge
olması nedeniyle onlarla rekabet edemiyoruz' demek İzmir'in
zenginliğine birikimine haksızlık olur. Başka bölgelerle İzmir'in
yarışması için 'böyle bir teşvikte ben ikinci, üçüncü bölge
olamadığım için yapamıyorum' demek İzmir'in zenginliklerine gözü
kapalı olmak demek. Rakamları gördüğünüz zaman inanın belki gözüne
küçük gelebilir ama şu anda kapalı alan içinde şuradaki Ege Serbest
Bölge içinde yapılan ihracat 1981 yılının Türkiye'nin ihracatına
eşit. Ne iş olsa yaparım mantıkla değil uzmanlaşmış serbest
bölgeler şehri olsun Ege Serbest Bölgesi, İzmir Serbest Bölgesi,
Aliağa Serbest Bölgesi" dedi.
“ÇİN SERBEST BÖLGEDE
ISRARLI"
Ekonomi Bakanı Zeybekci, geçen hafta Cumhurbaşkanı ile birlikte
Çin'e gittiğini ve orada Çin özel serbest bölgesinin konuşulduğunu,
bunun büyük iştahla istendiğini anlattı. Zeybekci, 5, 6 ve 7
Ekim'de Çin ekonomi ticaret bakanıyla İstanbul'da biraraya
geleceğini ve bu konuyu konuşacağını anlattı. Zeybekci o devlet
başkanın iki defa İzmir- Antalya hızlı tren ve Aydın- Antalya
otoyolunu dile getirdiğini ve Çin'in bu iki işe talip olduğunu ne
şekilde ve nasıl olursa olsun belirlenecek şartlara hazır
olduklarını ifade etti. Zeybekci, Antalya İzmir arasında çok kısa
bir sürede 20 milyon turisti hareket ettirebilir hale getirebilmeyi
hedeflediklerini belirten Zeybekci, “Bu 20 milyon turist
Antalya'dan çıktığında yaklaşık 2, 2.5 saatte İzmir'e gelebilecek
imkanı yarattığınız zaman Efes'e, Denizli'ye, Pamukkale'ye
gelebilecek imkanı yarattığınız zaman başka bir bölge ülke haline
geliyorsunuz. Yine aynı güzergahta Afyon'daki mermeri İzmir
Limanı'na tonunu 30 dolardan taşıyıp da İzmir'den Hamburg Limanı'na
9, 10, 11 dolara götürdüğünüzde arada Afyon'dan ödenen maliyeti bu
ülkenin ekonominin üstüne yüklemek beceriksizliktir. Haksızlıktır"
dedi.
"İLK BAŞLANGIÇ NOKTAMIZ BURASI
OLACAK"
Ekonomi Bakanı Zeybekci, 5, 10 dolar değil her ne alırsa 10 bin
euro 50 bin euro ödemekten çekinmeyecek insanların serbest
bölgedeki alışveriş merkezlerine getirilmesi gerektiğini
belirterek, serbest bölgelerin nasıl çalışacağını şu sözlerle
anlattı: “Ege'de Balıkesir'den Antalya'nın batısına kadar olan
coğrafyada Akdeniz çanağının en önemli turizm ticaret serbest
bölgelerini kurmamız lazım. İlk başlangıç noktamız da burası olacak
dedim. İzmir havzası olacak. Bunun dünyada bir örneği yok. Ama öyle
bir ortam ortaya koymamız lazım. Dünyada örnekleri var. Sadece
ticaret sadece çok ünlü markaların olduğu bir alışveriş bölgesi.
Öyle bir şey hayal etmemiz lazım ki geceliği 100 dolar değil bin
dolara gelmeli. Oraya gelen insan Türkiye'de üretilen ürünlere o
güzel ürünlere benim insanımızın ürettiği ürünlere 5, 10 dolar
değil her ne alırsa 10 bin euro 50 bin euro ödemeyi hiç
çekinmeyecek insanları oraya getirmemiz lazım. Burayı koruma altına
almak vergi muafiyetleri birçok mükellefiyetlerden de muafiyet
getirmemiz lazım. Giriş ve çıkışların kontrol altına almak
lazım."
“ÜÇ KURUŞLUK BEYNİNLE BUNA MI
TAKILDIN"
Zeybekci, sıfır vergili turizm bölgelerine Türkler'in pasaportla
gireceği yönündeki haberlerin bir gazete tarafından “Vatan haini"
başlığı ile verilmesini eleştirerek, şunları söyledi:
“Bir gazetede çıkan haber ki yanlış haber değil. Verilen haberde
diyor ki 'vatan hainisin' diyor. Bana söylüyor. Türkiye'de nasıl
bir bölgeye Türkler pasaportla girermiş. Buna mı takıldın. 3
kuruşluk beyninle buna mı takıldın kaldın? Bu mu problem ki
ağzımızdan pasaport diye bir şey çıkmadı. Çıktıysa çıkarsa bile bir
kimliktir o. Maksat o dur. İçerde Türkiye'de haksız rekabete meydan
vermemek İzmir'de öyle bir bölge kuruyorsunuz ki orada alışveriş
yapan İzmir'deki diğer ekonomiye esnafa zarar verir hale geliyor.
Bula bula çeke çeke cımbızla bunu mu buldun? Onun için değerli
arkadaşlar. Özellikle Ege'nin lokomotifi olan İzmir nolur davanıza
sahip çıkın. Meselenize sahip çıkın. Bu işi kurtarıcılardan
kurtarın. Şöyle bir sesiniz çıksın. Şöyle bir 'höt' deyin,
'n'oluyor' deyin, 'haddini bil' deyin. Nerden gelirse gelsin. Mevzu
bahis ülkeyse vatansa mevzu bahis İzmir'se Ege ise gerisi
teferruattır. Senin boyun uzun senin gözün kara benimki mavi
bunları geçelim nolur. Dün, Ekonomi Bakanı, Orman ve Su İşleri
Bakanı, Maliye Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı, Gümrük ve Ticaret
Bakanı 5 bakan sadece ve sadece bu konuyu konuşmak üzere toplandık.
Turizm ticaret serbest bölgesini görüşmek üzere. Bir şey
söylediğimiz zaman lafla ortada kalsın diye söyleyemeyiz. Dünyada
örneği var mı? Yarım yamalak örnekler var. En güzel örneğini
inşallah Türkiye kuracak. Bunun başlangıç noktası da İzmir, Aydın,
Muğla, Antalya, Balıkesir olacak."
“KRİZ YOK İŞİNİZE
BAKIN"
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ekonomisine kriz
gelmeyeceğini öne sürerek, şöyle konuştu:
“Türkiye büyük güçlü bir ülke. 'Vay şu olmazsa kriz gelir'. Gelmez arkadalar. Allah aşkına ben söylüyorum. Türkiye'nin toplam borcu 400 milyar dolar özel ve kamu. Özel sektörün kısa vadeli borcu 120 milyar dolar. Toplam kısa vadeli borç. Kamu özel. Çoğunluğu özel. Bankalarımızın sermaye yeterlilik oranı var. Dış ticaret açığı tarihi bir zirveye doğru gidiyor iyileşmede. Yıl sonunda 80'ler seviyesine gelecek. İhracattaki gerileme bütün hızıyla devam ederken ilk defa burada söylüyorum Ağustos ayında Türkiye olarak ihracatta o söylediğimiz iyileşme yani artı değeri bu ay bekliyoruz. Ben bunları söylüyorum. Türkiye'de kurun bu spekülatif zıplamaları ve hareketleri ve diğer tüm olumsuz yaratılan bu ortamın gerekçesi yoktur. 'Gerekçesi vardır' diyen bana biraz önce söylediğim rakamları aynısını söylemek zorundadır. 'Şu şu gerekçelerden dolayı şöyle bir olumsuzluk beklenmektedir' diye söylemek zorundadır. Ekonomi yorumcuları diye adı geçen ama finans yorumcuları borsa ve kur yorumcuları çıkıp da bu ülkede ne olur o spekülatörlere çanak tutmasınlar. Şu andaki normal midir durum değil midir. Ama dediğim gibi anormalliğin gerekçesi yoktur. Sadece ortam olarak son günlerde yaşadığımız hiçbirimizin istemediği gerek siyasi gerek terör gerekse toplumda yaratılmaya çalışılan olumsuzluktandır. Yani tabanı, gerekçesi yoktur. Onun için işinize bakın. Ülkemizin geleceğine bakalım. Biz ülkemizi 20 bin dolar seviyesine taşımadığımız sürece milli gelirde şu andaki bu çakallara bu vatan hainlerine muhatap olmak zorunda kalırız. Yapmamız gereken şey bu ülkeyi biran önce kalkındırmak. Koşarak kalkındırmak. Türkiye'nin büyümesini kalkınmasını istihdamını ihracatını bütün herşeyimizi. Tam bir seferberlikle bunu yapmamız lazım. Bu milli bir dava. Türkiye'ye bakın 1950- 60 arası sonra kayıp 10 yıl. 80- 90 arası kayıp on yıl. Kayıp 10 yıllardan artık kurtulalım."
YALI HABERİNE NAZIM HİKMET ŞİİRİYLE
YANIT
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 7 Ağustos'ta bir gazetenin “Bu
memleketin yırtık donlu Nihat'ı, Sarıyer'de 11 milyon liraya yalı
aldı" manşetiyle verdiği habere tepki göstererek, işadamlarına
Nazım Hikmet'in şiiriyle seslendi ve siyasete girmelerini istedi.
Zeybekci, şöyle konuştu: “Çok canımızı yakıyorlar. Burada salonun
çok büyük kısmı bilir. 2002 yılında Türkiye'de İstanbul Sanayi
Odası'nın binde 932. Türkiye'de 932. sırada yer alan bir
kardeşinizim. Şu an itibariyle 960, 970 tane çalışanımızın olduğu
şirketlerin hissedarıyım, ortağıyım. Hayatım boyunca hesabını
vermeyeceğim tek bir nefesim yoktur. Son 15 yılda 20 yılda
Denizli'de onun üzerinde ilk üçte şirketlerim var. Bir namussuz,
ahlaksız çıkacak 50 yıl önce gurur duyduğum onur duyduğum 'yırtık
donlu Nihat'tan yalıya' diye haber yapacak. Zerre miktarı bir
yerinde haram varsa zerre miktarı bir yerinde vergisi ödenmemiş bir
hesap varsa zerre miktarı hayatım boyunca böyle bir şey varsa bunun
hesabını sormak sizin boynunuzun borcudur bunun hesabını vermek de
benim. Denizli'de sivil toplum kuruluşlarımız buna karşı hakikaten
onurlu bir duruş gösterdiler. Bu size örnek olsun. İzmir'e
İzmirliler'e siyasete girin diyorum. Oda birlik başkanlarına
söylüyorum siyasete girin. Nazım Hikmet'in dediği gibi 'sen
yanmazsan ben yanmazsan nasıl çıkacak karanlıklar aydınlığa?' Siz
de biz de yanacağız. Hep beraber yanacağız. Kime inat bu
ahlaksızlıklara inat. Çünkü genetikleri öyle. Hayatları hep haram
üzerine kurulduğu için zannediyorlar ki herkes öyledir veya
birilerinin özel siparişleriyle biz işimize bakacağız. Biz lafa
bakacağız laf mı diye sonra adama bakacağız adam mı diye sonra
işimize bakacağız."