Davutoğlu'ndan Kerkük için 10 maddelik çözüm!
Abone olKerkük'te gerilim giderek tırmanıyor. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu gerilimin yükseldiği Kerkük için 10 maddelik çözüm önerisinde bulundu. İşte Davutoğlu'nun sunduğu 10 maddelik çözüm...
"Hiçbir taraf bu kadim ve zengin şehirde başlatılacak
bir yangının Kerkük’le sınırlı kalacağı ve bir tarafın mutlak
surette kazanacağı bir senaryonun gerçekleşebileceği vehmine
kapılmamalıdır" diyen Davuoğlu, "Kerkük’te çıkacak bir çatışma
Arap-Kürt, Kürt-Türkmen, Sünni-Şii çatışmalarını körükleyecek ve
bir tsunami etkisiyle yayılmasına yol açacaktır" ifadesini
kullandı.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu gerilimin yükseldiği Kerkük için 10 maddelik çözüm önerisinde bulundu. Facebook hesabından açıklamalarda bulunan Davutoğlu şunları söyledi:
ZIT SENARYONUN ÇATIMASINA YOL AÇAR
Asırlarca Ortadoğu’nun kadim kültürünün kesişim alanında bütün
etnik ve mezhebi renkleri ve aidiyetleri bünyesinde barındıran
Kerkük’ün statüsü etrafında süren tartışmalar ve yapılan askeri
yığınaklar sadece bu aziz şehirde yaşayan kardeşlerimizi değil
bütün Irak’ı ve bölgeyi kaosa sürükleyecek bir potansiyel
taşımaktadır. Kerkük’teki gelişmeler bu şehrin, kardeş Irak’ın ve
bir bütün olarak bölgenin geleceği ile ilgili iki zıt senaryonun
çatışmasına yol açacaktır.
ORTADOĞU'DA KALICI BİR BARIŞA ÖRNEK OLACAK
Ya Kerkük’te bütün kesimlerin hak ve hukukunu gözeten ve sahip
olunan zenginliği hakça paylaşan bir çözüm bulunacak ve bu çözüm
Ortadoğu’da kalıcı bir barışa da güzel bir örnek teşkil edecek ya
da bu şehirde başlayacak etnik ve mezhebi yangın hızla Irak’ın
diğer şehirlerine ve bütün bölgeye yayılacaktır.
"Hiçbir taraf bu kadim ve zengin şehirde başlatılacak
bir yangının Kerkük’le sınırlı kalacağı ve bir tarafın mutlak
surette kazanacağı bir senaryonun gerçekleşebileceği vehmine
kapılmamalıdır. Kerkük’te çıkacak bir çatışma Arap-Kürt,
Kürt-Türkmen, Sünni-Şii çatışmalarını körükleyecek ve bir tsunami
etkisiyle yayılmasına yol açacaktır" ifadesini
kullandı.
BU ADIMLARI PAYLAŞMAYI TARİHİ GÖREV
SAYIYORUM
Bu çerçevede; aşağıdaki hususları ve atılmasını gerekli gördüğüm
adımları paylaşmayı tarihi bir görev addediyorum.
1. Irak savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri olarak benimsediğimiz “Irak küçük bir Ortadoğu, Kerkük küçük bir Iraktır” ilkesi mucibince Kerkük’te bütün etnik ve mezhebi tarafların katılımı ile bir sonuç bulunması gerektiği ilkesi benimsenmeli ve tek taraflı eylemlerden ve emrivakilerden kaçınılmalıdır.
2. Bu çerçevede Kerkük’ün statüsü de dahil olmak üzere 25 Eylül referandumunun ortaya çıkardığı bütün sonuçlar müzakerelere fırsat tanımak üzere dondurulmalıdır.
3. Şehir etrafındaki bütün askeri hareketlilikler ve hangi yönden olursa olsun güç kaydırmaları durdurulmalıdır.
4. Askeri yöntemlerle Kerkük’ün tek taraflı olarak IKBY’ye bağlanması ya da kendine has özellikleri yok sayılarak sıradan bir vilayet olarak merkezi hükümete bağlanması yönündeki talepler askıya alınmalıdır.
5. Bugünkü siyasi gerçeklikler Kerkük’te kalıcı bir çözüm için bu şehre has özel bir düzenlemenin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu özel düzenleme Kerkük’ün Irak’ın toprak bütünlüğü içinde ayrı bir statüye kavuşması ile sağlanabilir.
6. Kerkük’te referandum öngören Irak Anayasası’nın 140. maddesinin uygulanması tek taraflı çözüm dayatması şeklinde değil taraflar arasında uzlaşmaya varılan bir teklifin referanduma sunulması şeklinde uygulanmalıdır.
7. Bu uzlaşının farklı çıkar alanlarının çatışmasını engellemek için yerelden başlaması ve şehrin ilgili bütün taraflarının temsil edildiği bir müzakere formatında yürütülmesi esas olmalıdır.
8. Esasen daha önceki müzakereler bağlamında müteveffa Irak Cumhurbaşkanı Sayın Talabani ile bizzat bulunduğum görüşmelerde etnik grupların eşit temsili ile (%33 Türkmen, %33 Kürt ve %33 Arap) oluşacak bir Meclis temelinde özel bir statüye geçme fikri kabul edilmişti. Bu veya benzeri formatlarla alanda yaşanabilecek etnik çatışmaları durdurabilecek yerel bir platform oluşturulmalıdır.
9. BM denetiminde yürütülecek bu müzakerelere Irak Merkezi Hükümeti ve IKBY asli olarak, katkıda bulunabilecek komşu ülkeler ise gözlemci olarak katılabilmelidir.
10. Bu müzakereler sürerken tansiyon düşürülmeli, güç kullanımından ya da güç projeksiyonundan kaçınılmalı ve rasyonel müzakere ortamının oluşmasına izin verilmelidir.
KERKÜK BÜYÜK ACILAR YAŞADI
Aziz şehir Kerkük, kardeş Irak ve bütün bir bölge son otuz yıldır
büyük acılar, katliamlar ve sürgünler yaşadı. Ancak, bilelim ki
bugün Kerkük’te yeniden alevlendirilecek bir yangın şu ana kadar
yaşanan acıları dahi unutturabilecek bir bölgesel yıkıma sebebiyet
verebilir. Buradan bölgede sorumluluk sahibi ve duyarlı bütün
devlet adamlarına, kanaat önderlerine ve başta BM olmak üzere bütün
uluslararası örgütlere Kerkük’te tansiyonu düşürme amacıyla
soğukkanlı bir müzakere ortamı oluşturmak için çaba sarf etme
çağrısında bulunuyorum.