İngiliz televizyonu Channel 4'ün yeni yayınladığı belgesel izleyenlerin ağızını açık bıraktıracak türden. Batı Afrika ülkesi Moritanya'da kilolu olmak zenginliğin ve güzelliğin bir işareti olarak görülüyor. Ülke kızları, kilo alabilmek için günde 16 bin kalori tüketmek zorunda. Evlenme çağına gelen kızların ise en az 60, en fazla da 100 kilo olması zorunda. Yani bu ülkede erkeklere çekici görünebilmek için şişman olmak gerekiyor. Dünyanın birçok yerinde kadınlara zayıflamaları için baskı yapılırken, Moritanya'da baskı tam ters işliyor. 'beslenme mevsimi' adı verilen bir uygulamayla, kadınlar zorla şişmanlatılıyor. Son yıllarda sıfır bedene karşı yürütülen mücadeleler bu hegemonyayı kırmaya başlasa da halen zayıf olmanın güzel olmakla eşdeğer tutulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu kuralın yıkıldığı bazı istisnalar da yok değil. Örneğin Moritanya'da bir kadın ne kadar şişmansa o kadar güzel sayılıyor. 11 yaşından küçük kızlar, adına "beslenme mevsimi" denilen zamanda yulaf lapası, kuskus ve litre litre şekerli deve sütü tüketiyorlar. Çoğu zaman mideleri ağrıyor olsa bile anneleri tarafından zorlanan kızlar günde 16 bin kaloriye ulaşmak zorunda. Peki ne için? Erkeklere 'daha çekici' görünmek için. Moritanya'da kilolu olmak zenginlik ve güzellik sembolü olarak görülüyor. Batı Afrika kültüründe, iri kadınlar daha güzel sayılırlar, on bir yaşından itibaren şişmanlatılır ve erkekler için daha cazip hale gelirler. Beslenme mevsimi adı verilen uygulama 5 ve 6 yaş aralığındaki kızları da içeriyor. Gördükleri karşısında oldukça şaşkın olan program sunucusu Sahar Zand kampa katılan Mone, kardeşi hendu ve annesiyle bir röportaj gerçekleştiriyor. Mone, ''Şişman olmak istiyorum, sıska olmak istemiyorum. Şişman olduğumda güzel olacağım'' diyor. Mone'nin annesi Tahyeh, kızların iki ay boyunca zorla beslendiği özel bir çadır hazırlıyor ve uzun vadede evlenilecek bir görünüm sergilemeleri için 'çaba gösterdiğini' söylüyor. Kızların her biri bir litre şekerli deve sütünü içmeli, ardından yulaf lapası ve bunu kuskus takip etmeli. Bu kızların 3,000 kalorili kahvaltısını oluşturuyor ve 2 saat sürüyor. Öğle yemeğinde ise 4 bin kaloriyi zorluyorlar. Yemek yemeyi reddeden kızlar zaman zaman annelerinin ellerindeki sopalarla şiddet görüyor. Mone ve Hendu'nun akşam yemeği ise 30 cheeseburgere eşdeğer. Ağır bir boksörün yediğinin neredeyse 2, Dünya Sağlık Örgütü'nün yaşlarına göre hesaplandığında ise yaklaşık 5 katı. Kızlar için uzun vadeli sağlık riskleri arasında diyabet, kalp hastalığı ve böbrek yetmezliği buşunuyor ancak bu Moritanyalıların pek umurlarında değil. Program sunucusu Sahar, bir günlüğüne aynı yemeğe çalıştı ancak sadece kahvaltıyı yerine getirebildi. O da 3 saatini aldı. Sahar gördüklerini şöyle anlatıyor: ''Bedene baskı uygulamak biz kadınlar için yeni bir şey değil. Zamanla hepimiz kilo alıyor ve veriyoruz. Ama bu farklı ve biraz şoke edici. Buradakilerin küçük kızlar olması ve potansiyel olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek acı ve işkencenin bu kızlara ebeveynleri tarafından uygulanıyor olması. Ben kahvaltıdan sonra hiçbir şey yiyemedim, ancak bu kızların bir seçim hakkı yok.'' Kamplarda yer alan kızlara ayrıca vücudun metabolizmasını etkileyen bir steroid de veriliyor. Hayvanlar için kullanılan bu ilaç birçok kızın ölümüne neden olsa da hala kullanılmaya devam ediliyor. Moritanyalı erkeklere göre ise Gigi Hadid gibi zayıf kadınlar oldukça korkunç, Kim Kardashian gibi eğrileri olan kadınlarsa seks sırasında daha rahat oldukları için tercih ediliyor.