Bu kadar sululuk olur mu?
Abone olReferandum sonrası muhalefetin tavır değişikliği Başbakan Erdoğan'ı kızdırdı. Eleştirilerin odağında ise Kılıçdaroğlu vardı.
İNTERNETHABER.COM- Yeni yasama yılının ilk grup
toplantısında Başbakan Erdoğan'ın gündeminde türban ve yeni Anayasa
vardı. Seçim öncesi Anayasa değişikilik paketine karşı çıkan
muhalefetin seçim sonrası yeni Anayasa'da aceleci davranmasına da
tepkiliydi Erdoğan. Kılıçdaroğlu'nu sululukla suçladı.
Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında milletvekillerine seslendi, gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.
BÖYLE SULULUK OLUR MU?
Kılıçdaroğlu''nun 'Bir haftada Anayasa'yı değiştirelim' önerisine
CHP tüzüğünü örnek göstererek yüklendi:
"Kendi partisinin tüzüğünü 2011’e kadar değiştiremeyeceğini
söyleyenlerin, kalkıp bir haftada, 15 günde, bir ayda
değiştireceğiz demesi kadar sululuk olur mu?"
GÖNDER TÜZÜĞÜ BİR HAFTADA SANA GÖNDEREYİM
Erdoğan'ın Anayasa ile ilgili eleştirileri bununla sınırlı değildi.
Erdoğan adeta Kılıçdaroğlu ile dalga geçer gibi konuştu:
"Yani Türkiye’nin Anayasası senin partinin tüzüğünden daha
mı basit? Ben hukukçu değilim, gönder ben bir haftada hazırlayıp
sana vereyim. Tüzük bu yahu? Anayasa dediğimiz olay
farklı. Bunu ana muhalefet partisinin genel başkanına da söyledim.
Önünüze öyle bir kelime gelir ki o sizin haftalarınızı alır dedim.
2011 seçimlerinden sonra konsensüsü sağlayalım dedim."
BU BLÖFÜ BİZ YUTMAYIZ
Türban tartışması da değinen Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na "Siz
lokomotif olun biz vagon olalım" önerisini getirdi. Kılıçdaroğlu'nu
samimi olmamakla suçlayan Erdoğan, İran ve Pakistan modelini ortaya
atan CHP liderinini böyle eleştirdi:
"Bu ülkede başörtüsü sorununu ortadan kaldıralım. Sağa sola
çekmeye gerek yok İran, Pakistan modeline gerek yok. Tasarımcılara
gitmeye gerek yok. Bırak Allah aşkına. Başörtülü olmayana “Sen niye
streç pantolon giyiyorsun” diyor musun? “Şalvar tipi
pantolon niye giyiyorsun” diyor musun? “Askılı niye giyiyorsun”
diye soruyor musun? Bakın bu konuda kendi içlerinde bile
birbirlerine girdiler. Eğer dürüstseniz, siz lokomotif olun, biz
vagon olalım. Senin sayın ortada 101-102, biz sizin peşinize
takılırız. Gelin bu işi halledelim. Bugünden tezi yok
dedik, 12 Eylül’de. Gelin 13 Eylül’de dedim. Var mı bir ses? Bir
müracaat var mı? Yok. Hepsi blöftü, blöf. Bu blöfü biz
yutmayız."
KILIÇDAROĞLU'NA ÖNERİ
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na türban sorununun nasıl çözülebileceğine
dair yol haritasını da muhalefet partilerine anlattı:
"Şu anda hazırlanmış bir iç tüzük var mesela. Gelin onu bir
gözden geçirelim. Hadi hemen bu iç tüzüğü halledelim. Fazla bir şey
yok. Meydanlarda başörtü başörtü dolaştın. Üç maddelik bir
konu. Eğer dürüst samimi davranıyorsan, talimatını ver.
Ben de vereyim. MHP’den, BDP’den onlar da katılsınlar. Diyanet
İşleri Başkanlığımız var. Cumhuriyetin kurumuna saygı duyuyorsan,
bu çalışmaya Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da katalım. Şu ülkede,
başörtüsü sorununu, milyonların sorununu ortadan kaldıralım."
ÇILGIN PROJEYİ AÇIKLAYACAK
[PAGE]EKSİKLERİMİZİ GÖRECEĞİZ
Erdoğan genel seçimleri Haziran ayının ilk haftasında yapmayı
düşündüklerini bir kez daha açıkladı. Seçim çalışmalarına şimdiden
başladıkları mesajını da verdi:
"Önümüzde sekiz ay bulunuyor. Biz zaten çalışmalarımıza başladık. Bir yandan halk oylamasının sonuçlarını yaptırmakta olduğumuz kamu oyu araştırmalarının değerlendirmeleri de ele alacağız. Seçim için çalışırken 'yüzde 42 niye hayır' dedi sorusunun üzerinde duracağız. Eksiklerimizi göreceğiz."
ÇILGIN PROJEYİ GÖRECEKSİN MERAK ETME
Erdoğan medyanın AK Parti'ye olan bakışını da eleştirdi. Çılgın
projenin cami yapımı olduğunu yazan Habertürk gazetesi, Başbakan
Erdoğan'ın hedefindeydi:
"Bugün bir tane gazete ‘İstanbul’da Selimiye Camii gibi bir cami
yapılıyor. Acaba Başbakan’ın çılgın projesi bu mu’ diye yazmış.
Bunlar hala Ak Parti’yi kendilerine göre bir yere
oturtmuşlar. Aynı yerden bakıyorlar. Önce sağda soldaki perdelerini
kaldır da 360 derece bak. O çılgın projeyi açıkladığımız zaman, o
zaman her şeyini göreceksin merak etme. Ama Anadolu
Yakası’nda da böyle bir güzel projeyi uyguluyorlar. Anadolu’ya
yakışan böyle bir mabedi de orada tesis ediyorlar. Bu müjdeyi
alınca, yerinde gittim gördüm."
BİR TAKILSALAR BİZE
Muhalefetin "bitmiş açılışları 4 kez açıyorlar" eleştirisine tepki gösteren Erdoğan, iktidarın hizmet ve yatırımlar karşısında duyduğu heyecanı anlatırken, muhalefeti de kendi partilerine çağırdı:
"Biz laf üretmeyeceğiz. Bugüne kadar iş ürettik. Bugüne kadar da iş üreteceğiz. Şu an bitmiş ve açılış bekleyen yüzlerce eserimiz var. Muhalefet, “Bir bitmiş eseri dört kez açıyor” diyor. Ayıptır. Bunlar açılış görmemişler. Biz uydudan açılış yapıyoruz. Bir seferde on açılış yapıyoruz. Bir takılsalar bize o zaman bu ülkenin heyecanını görecekler."
İSTİHBARAT UYDUSU UZAYA FIRLATILIYOR
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Göktürk'' adı verilen ve çalışmaları süren istihbarat uydusunun 2012'de uzaya fırlatılacağının müjdesini verdi.
SURİYE İLE İLİŞKİLER DAHA DA GÜÇLENECEK
Suriye'de, gerçekleştirilen ikinci bakanlar toplantısında, bir önceki toplantıda imzalanan anlaşma, protokol ve mutabakat zaptlarının uygulama süreçlerinin gözden geçirildiğini anlatan Erdoğan, özellikle terör konusunda daha kapsamlı bir işbirliğine gidilmesi yönünde bir iradenin ortaya konulduğunu söyledi. Erdoğan, ''Bu iradenin, önümüzdeki dönemde her iki ülkenin terörle mücadelesini güçlendireceğini umuyoruz'' sözleriyle kararlılığını dile getirdi.
MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ
Savunma sanayiindeki yatırımlara da dikkat çeken Erdoğan, "
Türkiye'de ilk kez kendi milli piyade tüfeğimizi tasarladık.
2011'de seri üretime geçiyoruz. Artık askerlerimiz kendi
ürettiğimiz silahları taşıyacaklar." diye konuştu.
İSTİKRAR VE GÜVEN
Konuşmasının sonunda istikrar ve güvenin ekonomiye olan etkisine vurgu yapan Erdoğan, Moody's'in puan artırımını hatırlattı:
''İşte gördüğünüz gibi bugün uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin -ki kolay kolay artırmaz- not görünümünü durağandan pozitife çevirdi. Yatırımcı, istikrar ve güven ortamında yatırımlarına hız veriyor. Üretici daha bir şevkle çalışıyor. Uluslararası yatırımcı adeta koşarak geliyor. Vatandaş, devletine daha fazla güven duyuyor. Ülkesine aidiyeti pekişiyor. Huzur için, refah için o da aşkla, sevdayla gayret ediyor. İstikrar ve güven zemininde demokrasi gelişiyor, ekonomi gelişiyor. Dış politikada elimiz güçleniyor. Türkiye de büyüyor, itibarımız da artıyor. İstikrarı, güven zeminini en sıkı şekilde muhafaza ederek, biz yolumuza devam edeceğiz."