AİHM Dilipak davasında kararını verdi
Abone olAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Abdurrahman Dilipak ile Hasan Karakaya'nın açtıkları davada Türkiye'yi mahkum etti.
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM),
eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya hakkında yazdıkları
makaleler nedeniyle Türk mahkemeleri önünde yargılanıp tazminat
cezasına mahkum edilen Akit gazetesi yazarları Abdurrahman Dilipak
ve Hasan Karakaya davasında kararını verdi.
AİHM Ankara'nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) adil yargılanma ve ifade özgürlüğü maddelerini ihlal ettiğine hükmetti.
Dilipak ve Karakaya, 25 ve 26 Haziran 2000 tarihlerinde Akit gazetesinde Güven Erkaya'yı 28 Şubat "postmodern darbesinde oynadığı rolden" ötürü sert dille eleştiren makaleler yazmış, 24 Haziran 2000 tarihinde yaşamını yitiren Erkaya'nın ailesi bu makaleler üzerine Dilipak ve Karakaya'dan davacı olmuştu.
Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, dava sonunda Dilipak ve Karakaya'nın "eleştiri sınırını aştıkları" sonucuna varmış, Dilipak'ı 30 bin TL tazminata mahkum etmişti. Mahkeme Dilipak ve Karakaya'nın "adreslerinin bulunamadığını" gerekçe gösterip kendilerini gıyablarında yargılamıştı. Kesinleşen mahkeme kararları ise Dilipak ve Karakay'nın adreslerine ulaştırılabilmişti. Dilipak'a verilen ceza faiziyle birlikte 2009 yılında 157 bin TL'ye ulaşmış, borcun ödenebilmesi için Dilipak'ın evi ve eşyaları haczedilmişti.
Dilipak ve Karakaya'nın, Türk mahkemeleri önünde adil
yargılanmadıkları ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildği
iddialarıyla 2005 yılında AİHM'ye yaptıkları başvuru bugün
sonuçlandı. Strasbourg Mahkemesi, Türk makamlarının davacıları
yasal süreç hakkında bilgilendirmek için "gerekli özeni
göstermemiş" ve "kendilerine yeniden yargılanma hakkı
sağlamamış" olmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin
adil yargılanma hakkıyla ilgili 6'ıncı maddesine aykırı buldu.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Kararda, davacıların Güven Erkaya hakkında kaleme aldıkları yazıların Erkaya'nın ailesine acı vermiş olabileceği, ancak kamuya mal olmuş kişilerin ölümlerinin "yaşamları ve eylemleri hakkında bilanço yapılması için fırsat" olduğu da not edildi. Mahkeme, davacılara yönelik yüklü tazminat cezasını ise sadece kendileri açısından değil genel olarak gazetecilik mesleği açısından "caydırıcı amaçlı ceza" olarak tanımladı. AİHM bu gözlemler ışığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğüyle ilgili 10'uncu maddesinin ihlaline hükmetti.Türk hükümeti, AİHM önünde, Dilipak ve Karakaya'nın "adil yargılandıkları" ve "ifade özgürlüklerinin ihlal edilmediği" yönünde savunma yapmıştı.
AİHM, herhangi bir tazminat talebinde bulunmayan Hasan Karakaya için tazminata hükmetmedi. Türk hükümetinden maddi ve manevi tazminat olarak 500 bin TL talep eden Abdurrahman Dilipak ile Türk hükümetini ise 6 ay içinde aralarında dostane bir çözümde anlaşmaya davet etti. Tarafların anlaşamamaları halinde Dilipak'a yönelik tazminat kararını AİHM verecek. Türk hükümeti AİHM'ye ilettiği belgelerde Dilipak'ın tazminat talebini "spekülatif" olarak nitelemişti.