Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP)dört güne yaydığı Nevruz kutlamaları önceki gün Yüksekova’da başladı. Hakkâri’nin ünlü ilçe merkezinde 55 bin kişi yaşıyor. DTP’nin kapatılmasından sonra kurulan BDP, bu ilçede tam 50 bin kişilik bir toplantı yaptı.
Görüldüğü gibi parti kapatma fazlaca işe yaramıyor.
Kürtlerin en çok oy verdiği partinin kapısına kilit vurulunca, Kürtler de “madem bu parti kapandı, biz de gidip kapatılmayacak başka bir partiye gireyim” demiyorlar.
Küçük nüfuslu yerleşimde büyük kalabalıklar toplamak yabana atılamaz. Halk mesaj veriyor:
-Bırakın istediğimiz partiyi destekleyelim, yakın olduğumuz partiye oy verelim!
Ağızlarını açtıkları zaman “demokrasi-demokrasi” diyenlere bundan daha güzel bir demokrasi dersi olabilir mi?
Aynı çapta bir kitleyi büyük kentlerde toplayan her hangi bir partinin etkinliği gazetelerin birinci sayfalarını boydan boya kaplardı. Ama bunu Kürtler biraz uzakta yapınca medyamız da elinden geldiğince küçük görebiliyor.
Kürtlere ilişkin başka “küçük” haberler de var.
Mesela inşaat işçisi Mahmut Yaşar, “ıslık çalmak suretiyle PKK propagandası yapmak” suçundan 10 ay hapis cezası aldı.
Nasıl hukuk ama?
Mahmut kardeşimiz, Kuzey Irak’tan gelen PKK grubunun Urfa’daki basın açıklamasına katılmış, millet alkışlarken o da ıslık çalmış… Terörle Mücadele Kanunu’na göre mahkeme 1 yıl cezayı çakmış. Ama bakmış ki Mahmut, mahkemede akıllı uslu duruyor, ıslık falan çalmıyor, iyi halini dikkate almış iki ay indirmiş! Ama 10 ay hapis cezası kararlılığından caymamış!
Mahmut Yaşar yine de “şanslı” bir Kürt vatandaşımız. Kapatılan DTP’nin başkanı Ahmet Türk’e televizyonda yaptığı konuşmalar yüzünden 45 yıl ağır hapis cezası ile dava açıldı. Türk’e de Aysel Tuğluk’a göre “şanslı” sayılabilir, DTP Diyarbakır milletvekiline sadece konuştuğu için 70 yıl hapis isteniyor.
Görüldüğü gibi Kürtler ağızlarını açtıklarında ceza yağıyor.
Konuştuklarında 45 yıl, 70 yıl hapis cezası gelebiliyor. Islık çaldıklarında 10 ay ile yırtıyorlar. Yakında “esnemek suretiyle terör örgütünün propagandasını yaptıkları” için ceza davaları açılırsa şaşırmamak lazım…
Kürtler için başkaları konuşurlarsa sorun yok. Ama kendileri kendi önderleri için iki satır konuşurlarsa o zaman ipler kopuyor.
Kitlesel Nevruz kutlamaları ise başka bir gerçeği işaret ediyor.
Bunu anlamak için Nevruz’da ıslık çalmak mı gerekiyor?