07 Şubat 2012, Salı

Piyasalar
IMKB : 60.675  
Dolar : 1,7615  
Euro : 2,3015  
Altın : 648,95  

İstanbul

 

Ankara

 

Ağrı
-2°

 
BaşlatDurdur
Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen gerçek!

Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen gerçek!

23 Mayıs 2010 Pazar 16:12
Kılıçdaroğlu bir Seyyid mi? Ya da Nasrettin Hoca'nın akrabası mı? Yani bir Türkmen mi? Hepsini Soner Yalçın yazdı.
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşGoogle'da PaylaşYahoo'da Paylaş
Bu haberi paylaş
BU ELMA HER DERDE DEVAElmaElma
 

CHP'nin yeni genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Tuncelili. Ailesi Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensup. Kureysan Ocağı mensupları Konyalılar'la sıkı sıkıya akraba. Yani Kılıçdaroğlu Nasrettin Hoca ile akraba olur demek yanlış olmaz. Hatta belki de Kılıçdaroğlu bir 'Seyyid' yani Muhammedin soyundan gelen bir isim...

Bu gerçekleri bugün Soner Yalçın köşesinden aktardı. O da Kılıçdaroğlu'nun kendisine gönderdiği bir zarftan öğrenmiş.

İşte Soner Yalçın'ın yazısı:

"Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği zarftan 15 sayfa çıktı.
Bunlar TRT Avrasya televizyonunda yayınlanan bir programın kağıda dökülmüş (tape edilmiş) haliydi.

Programın sunucusu Prof. Dr. Alemdar Yalçın’dı.

Kamuoyu Prof. Yalçın’ı; Rahşan Ecevit’in onu DSP genel başkanlığına aday çıkarmasıyla tanıdı. Oysa kendisi; yıllardır Osmanlı tahrir ve mühümme defterleri üzerine çalışmış; yurt dışı üniversitelerde bulunmuş; Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü’ne başkanlık etmiş; üniversitelerde dekanlık, rektörlük yapmış bir akademisyendi.
Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı’ydı.
TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine konuklarıyla sohbet ediyordu.

Bana gönderilen program çözümüne göre konu; Kureyşan (Kureyş) Ocağı idi.

Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun geldiği Kureyşan Ocağı.

Kılıçdaroğlu ailesi Tunceli Nazımiye, Ballıca Köyü’ndendi.

TV programında; Tunceli’deki Kureyşan Ocağı’nın son temsilcilerinden Dede Zabit Güler; Kureyşan Ocağı’nın Gaziantep ve Adıyaman koluna bağlı Zülfikar Dedeoğlu ve Kureyşan Ocağı’nın Gaziler kolunun temsilcisi Zeynel Ertekin vardı. Bakalım ne demişlerdi…

KÖKENİ NERESİ?

Prof. Alemdar Yalçın TV programını şu sözleriyle açıyor:
“Kureyşan Ocağı’yla Anadolu’da bir geziye çıkalım. Ama öncelikle sizden istediğim bir şey var; lütfen geçmişin bir takım tanımlamalarıyla günümüzü yorumlamayalım. Çağımızın getirdiği bilimsel verilere dayanarak, önyargılardan arınmış olarak dikkatli dinleyelim.”

İlk sözü Tuncelili Kureyşan Ocağı’ndan Dede Zabit Güler alıyor:
Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişlerdir. Selçuklu Hükümdarı I’inci Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”

Prof. Yalçın devreye girip masa üstündeki bir belgeyi göstererek şöyle konuşuyor:

Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge işte elimizde mevcuttur.”

KILIÇDAROĞLU DA BU SOYAĞACINDA

Elindeki 6 metre uzunluğundaki soyağacını gösteren Prof. Yalçın, bu belgenin renkli fotokopisinin Kemal Kılıçdaroğlu’nda da bulunduğunu söylüyor.
Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.
1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;
2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;
3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;
4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;
5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;
6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;
7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;
8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;
9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;
10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;
11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;
12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensuptu.

KONYA TUNCELİ ETLE TIRNAK GİBİYDİ

Programda söz alan Kureyşan Ocağı Gaziantep, Adıyaman koluna mensup Zülfikar Dedeoğlu şu bilgileri veriyor:

“Benim edindiğim bilgilere göre de ilk Nazımiye Zeyrek Köyü’ne yerleşiliyor. Bazı olaylar nedeniyle bazı kollar buradan göç ediyor; Gaziantep’in Şaraküstü (Şehre Küstü) mahallesine yerleşiyorlar. Daha sonra besicilik yaptıklarından Yavuzeli kazasının Kayabaşı Köyü’ne göçüyorlar. Burada halen Kureyşan türbesi var. Bülbül Köyü’nde de türbemiz vardır.”

Zülfikar Dedeoğlu, Adıyaman Terman, Kuşakkaya, Kındıralı yerleşkelerine nasıl göç edildiğini; bugün hala Adıyaman ve Malatya’daki Kureyşan Ocağı’na bağlı aşiretlerden bahsettikten sonra Prof. Alemdar Yalçın, Kureyşan Ocağı’nın Konya ve Akşehir’deki bulunuş hikayesini bir tespitte bulunarak şöyle anlatıyor:

“Tunceli ile Konya ilişkisini sözlü gelenekte duyduğumuzda inanamamıştık. İşte bu bizim tarihimizi nasıl ihmal ettiğimizin en önemli göstergesidir. Size bir doktora tezinden bahsedeceğim; ‘Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar’ Rudi Paul Lindner isimli araştırmacı 1500 tarihli Osmanlı tahrir defterlerine girerek Kureyşan Ocağı’nın Konya’daki izlerini ortaya çıkardı. Konya ve Tunceli o zamanlar etle tırnak gibiydi; ayrılmaz iki parçaydı. Kureyşan Ocağı’nın bilginler kolu Konya’da yaşıyordu.”

Ve konu Kureyşan Ocağı’nın bilginler koluna geliyor.
Burada bir isimden bahsediyorlar: Seyyid Mahmud Hayrani…

SEYYİD MAHMUD HAYRANİ

Kureyşan Ocağı’nın en önemli temsilcilerinden Seyyid Mahmud Hayrani, bir süre Hz. Mevlana’nın yanında kalmış, onun hizmetinde bulunmuş ve ondan feyz almıştı.

Mahmud Hayrani, daha sonra Akşehir’e giderek inzivaya çekilmek istemişse de kapıldığı ilahi aşkın tesiriyle cezbeye tutularak dağlara düşüp, bir süre dolaştıktan sonra Akşehir’e dönmüştü.

Hayrani’yi çok seven Hz. Mevlana, vefatına kadar onu hiç unutmamış, gelip gidenlere hep onu sormuştu.

Pek çok kerametinden bahsedilen Hayrani, 1268 tarihinde vefat etmiş; Sultan Dağı’nın eteklerinde, adını taşıyan, Sultan Mahallesi’ndeki türbesine defnedilmişti.

(...)

TV programında, Kureyşan Ocağı önemli temsilcisi Seyyid Mahmut Hayrani’ye geniş yer ayrıldı. Çünkü hayat hikayesine girildikçe altından, Fatih’in Sadrazamı Sinan Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi tarihimizdeki önemli isimler veya İstanbul Kadıköy adının nereden geldiği gibi konular çıktı.
Kureyşan Ocağı mensubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabaları arasında bakalım daha kimler vardı?..

KEMAL KILIÇDAROĞLU NASRETTİN HOCA'YLA AKRABA MI?

Asıl adı, “Ahi Evren” idi.
Kendisine tutkuyla bağlı Anadolu Türkmenleri tarafından “Hace Nasreddin” ismiyle bilindi.
Moğollar’a karşı mücadele verirken, 1261 yılında şehit oldu. Bu saldırıdan kurtulan talebeleri, bugün bilinen esprili hikayelerini yaydılar ve düşüncelerini Hace Nasreddin ismiyle yaşattılar.
Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani’yle aynı dönemde yaşadı.
Bu mini bilgilerden sonra dönelim TRT Avrasya’daki programda sözün nasıl Nasrettin Hoca’ya geldiği konusuna:
İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey (1407–1459), Kureyşan Ocağı’ndan Seyyid Mahmud Hayrani’nin torunlarındandı. O da Sivrihisarlı’ydı.
İstanbul’un Kadıköy ilçesi ismini, kadılık yapan Hızır Bey’e bu yörenin Fatih tarafından arpalık olarak tahsis edilmesinden almıştı.
Hızır Bey kadılık yaparken vefat etti.
Hızır Bey’in üç oğlundan biri, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Sinan Paşa (1441-1486) idi.
Seceresi şöyleydi: Hoca Sinanüttin Yusufbin Hızırbin kadı Celaleddin bin Seyit Mahmut Hayrani.
Sinan Paşa da Sivrihisarlı doğumluydu.
Genç yaşta devlet kadrosunun en üst makamlarına çıktı; Fatih Sultan Mehmed’in Sadrazamı oldu.
Ancak hala bilinmeyen nedenle arası açıldı; idama mahkum edildi; araya alimler girdi; İstanbul dışına çıkması şartıyla affedildi. Sinan Paşa da doğduğu Sivrihisar’a gitti.
Parantez açıp yazmalıyım: Sinan Paşa’nın “Tezkiretü’l Evliya” adlı eserinin üzerine kim doktora tezi yaptı biliyor musunuz; Celal Bayar’ın Türkolog torunu Emine Gürsoy Naskali.
Konuyu fazla dağıtmadan TRT Avrasya’daki programda Prof. Alemdar Yalçın’ın söylediklerine bakalım:
“İki değerli araştırmacımız Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu ve Prof. Dr. Mertol Tulum çalışmalar yapmışlar ve Seyyid Mahmud Hayrani’yle Nasrettin Hoca’nın bağlantılı olabileceğini söylüyorlar. Ama kesin bir kanıt yok. Seyyid Mahmud Hayrani’nin Sivrihisar’dan yola çıkarak (yine bir Horasanlı olan) Hacı Bektaşi Veli’ye gidişi; Sinan Paşa’nın Sivrihisar’a gelişi; Hızır Bey’in Sivrihisar’la bağlantısı, tüm bunları bilim adamlarımızın araştırması gerekiyor.”
Nasreddin Hoca’nın Türkmenliği konusunda hiçbir araştırmacının kafasında tek soru işareti yok.
Tuncelili olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimliği konusunda çoğu kişi nedense önyargılı davranıyor. Dersimlilerin Horasanlı olduğunu; Zazaca’nın Kürtçe olmadığını bu sayfada daha önce yazdım. (“Zazaca Kürtçe Değildir” 20.12.2009 Hürriyet)
Bakınız, kimsenin etnik kimliğiyle bir sorunum yok; kişi kendini hangi kimlikte görüyorsa öyledir.
Benim karşı çıktığım önyargılardır.

KILIÇDAROĞLU SEYYİD Mİ?

Doğu ve Güneydoğu’da neredeyse her ailenin kendisini, Hz. Muhammed’in akrabası sayıp “Seyyid” dediğini yazıp bunun gerçek olamayacağını yazmıştım. (“Çakma Seyyidler” 23.11.2008 Hürriyet)
Bu nedenle Kuşeyran Ocağı’nın “Seyyid” olup olmadığı konusunda temkinli davrandım. Acaba Horasan Seydi’den geldikleri için mi “Seyyid” adını aldıklarını düşündüm.
Bu notumdan sonra dönelim TRT Avrasya’daki programa…
Prof. Dr. Alemdar Yalçın program sonunda seyircilerin sorularına yanıt veriyor.
İzleyiciler; Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle, Horasan’dan gelen Kureyşan (Kureyş) arasında akrabalık olup olmadığını merak ediyorlar.
Prof. Yalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor:
“(12 İmamlar’dan) İmam Musa Kazım’ın 24 çocuğu vardı. Bu 24 çocuğundan bir kısmı kız alıp kız verme durumu dolasıyla Horasan’daki kabilelerle akraba oldu. Yani bağlantı İmam Musa Kazım’a kadar gidiyor. Ancak bizim ele aldığımız Kureyşan (Kureyş) ile Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş aynı değil. İlgilerinin olduğunu sanmıyoruz. Ya da şimdilik bilmiyoruz diyelim.”

Kılıçdaroğlu’nun Seyyid olup olmadığını bilmiyoruz.
Fakat bildiklerimiz de var:

12 İmamlar ile akraba olduğu düşünülen Kureyşan (Kureyş) Ocağı’nın nasıl Müslüman olduğu belli miydi?
Evet, Zerdüşt/Yezidi olan Horasan’daki Deylaman (Dersim) halkı 873'te Müslüman oldu.
917'de ise Caferi Sadık mezhebini / Aleviliği kabul ettiler.
13’üncü yüzyılda Moğol istilasından kaçıp Anadolu’ya geldiler.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Beğdili Türkmenler’i Anadolu’da geniş bir alana yayılmışlardı: Adana, Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Birecik, Yozgat, Çorum, Diyarbakır, İçel, karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tarsus, Urfa.
Anadolu’daki Oğuz Boyları içinde Beğdili büyüklük olarak; Avşar, Yıva, Kayı, Bayad’tan sonra beşinci sırada gelmekteydi.
Benzer çalışmayı Başbakanlık Arşivi Belgeleri’nde yapan Cevdet Türkay da, “Oymak, Aşiret ve Cemaatler” adlı çalışmasında, Kureyş Ocağı’nın Akşehir Sancağı’na bağlı olduğunu belirtiyor. Türkay da Kureyş Ocağı’nın Türkmen olduğunu yazıyor.
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
Kemal Kılıçdaroğlu etnik kimliğiyle değil Türkiye’ye vereceği hizmetle değerlendirilmelidir.

Facebook'ta Paylaş
 
Bu elma her derde deva!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (50) adet yorum eklenmiştir.
Kern
29 Mayıs 2010 Cumartesi 01:39
Kiricdaroglu ne icin geldi ? Kiricdaroglu politikada ne ariyor ?
Konusabilmesi icin dildersi almasi gerekiyor. Konusdugunun anlamini bir bilse canim yanmaz. Gandi derken dandiligimi kastediyor ? Ben bir CHPliydim ama bu dede oldugu müddetce asla. Onu görmek bile beni rahatsiz ediyor. Saygilar
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
hakan29
24 Mayıs 2010 Pazartesi 03:21
betmenli kendini çok akıllı zannetme zaza ayrı bişey sen onun dedgini anlamazsın o senin çok frarklı şeyler seyid rıza zaza olmayabilir tuncelinin hepsi zaza deildir çünkü orası o dönemde suç işleyenlerin askerden kaçanların sıgınma bölgesiydi yani heryerden insan vardır orda hatta asıl kürt şarışındır sende git iyice esmersen arap farslık varmı kendinde araştır güneydoguda her olan kürt deildir bunuda sokun kafanıza dengir mir fıratın bile soyuna inildiginde bunu görmüşlerdir muşlu arkadaşım vardı aslen sivastan gelmişler ama kürtçe biliyo oda kürt deildir şırnakta tatar aşireti vardır 5000 kişi onlarda aslında tatardır kendilerini bunu sölerlerdi orda asıl kürt arıyosan sarışın mavi gözlü olana bak ben demiyorum belgeleelerle açıklanmış şeyler ha ama iklim esmer yapmış olabilir gidin bi araştırın bakalım nerden gelmissiniz neymissiniz ondan sonra yorum yapın kimseyi kırmak incitmek deil amacım gidin bi araştırın kendinizi bakın neler çıkıyo ondan sonra gelin yorumlar yapın...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
fuk-fe corp
24 Mayıs 2010 Pazartesi 01:17
Dogru. Insanlar etnik kisilileri ile degil yapacaklari ile yargilanmalidir. Ama etnik kisilik duruma gore bir plus veya minus olabilir..
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
 
 
 
 
 
 
 
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -