09 Şubat 2012, Perşembe

Piyasalar
IMKB : 61.412  
Dolar : 1,7505  
Euro : 2,3235  
Altın : 651,12  

İstanbul

 

Ankara

 
BaşlatDurdur
Lütfü TÜRKKAN

Güneydoğu'da seçim nasıl oluyor?

06 Eylül 2010 Pazartesi

Benim bu satırları kaleme aldığım saatlerde, Kadir Gecesi’ni idrak ediyoruz

Bin aydan daha hayırlı diye müjdelenen bu gecede yaptığımız duaların, affımıza vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Size de bana geldiği gibi, telefon mesajı ile Kadir Gecemizi tebrik eden mesajlar gelmiştir. Bu mesajlardan bir tanesini paylaşmak istiyorum sizlerle.

“Her geceniz KADIR olsun, her gününüz BAYRAm sevinçi ile dolsun, referamdumda tercihiniz ‘EVET’olsun. Rabbim sizden razı olsun.”

Hiçbir düzeltme yapmadan, imla, yazım hatalarına dokunmadan yazdım telefonla gelen bu mesajı.

Gönderen de, daha önce bir gazetenin Ankara bürosunda çalışan bir gazeteci kardeşimiz. 2007 de AKP’den aday adayı oldu. Şimdi, nerelerde, ne iş yaptığını bilmem.

Aradım, kendisine; “Kadir Gecesi’ni referanduma alet edecek kadar çaresiz misiniz? Bu pervasızlık, bu aymazlık, bu cüret nicedir ki, gözünüz bir şey görmüyor. Benim telefonumu hemen sil rehberinden. Benim, gözü bu kadar dönmüş bir adamdan dostum olmaz” deyip kapattım.

Allah, hiçbirimizi hırsımıza mağlup etmesin.

***

Urfa’dan gelen bir okur mektubumuz var, seçimlerde yaşanması muhtemel garabet, halkın gerçek iradesine ipotek koyacak uygulamalarla ilgili olarak.

Okuyun lütfen. Halkın iradesi nasıl tecelli ediyor görün.

“Merhaba Sayın Lütfü Türkkan Bey,

Yaklaşan referandumda Doğu ve Güneydoğu’da yaşanabilecek usulsüzlüklerden bir tanesini başımdan geçen bir olaya dayanarak sizin aracılığınızla kamuoyuna aktarmak istiyorum.

Yine bir referandum vardı. Cumhurbaşkanını halkın seçip, seçmemesini öngören 2007’deki referandum.

İlçe seçim kurulu beni, ilçenin pek de uzak olmayan bir köyüne Sandık Kurulu Başkanı olarak görevlendirmişti. Seçim kuralları ile ilgili yapılan toplantıda Seçim Kurulu Müdürü, “seçim günü saat 15.00’ten önce kimse adliyeye gelmesin” dedi. Ben garipsedim, zaten kurallar belliydi. Sandık 16.00’da açılıyordu. Bu uyarıya ne gerek vardı..  

Sabah erkenden köye gittim. Ne sandık hazırdı, ne de sandık görevlileri. Neyse muhtarı çağırtıp sandığı getirttim. Tabi başlama saati 07.oo iken bu arada saat 09.oo oldu.

Sandık Başkan Yardımcısı gelmemişti. Parti temsilcileri de gelmemişti..Köyden ihtiyar heyetinden kişileri üye yazarak tutanak tuttum. Böylece seçim başladı. Ancak ne oy kullanmaya gelen vardı ne de böyle bir niyet.

Bir süre sonra muhtar, "Hocam artık oyları kullanalım" dedi. Ben de, "tabi başlayalım" dedim.

Baktım muhtar bir tomar oy pusulası çıkardı. "Bunlar benim akrabalarımın oyları" dedi. Diğer bekleyen üç kişi de pusulaları çıkardı hepsinde 40-50 tane pusula vardı.

Baktım bu dört kişi bütün herkesin oyunu kullanacak. Ben, “bu suçtur kullandırmam” dedim. “Ya Hoca sen de eski köye yeni adet çıkarma; burada şimdiye kadar bütün seçimler böyle yapıldı” dediler. Ben de “olabilir ama ben böyle yapmayacağım” dedim.

Bir süre tartıştık. “Etme eyleme Hocam, bizim aşiretimiz var. Aşiretimiz “evet” kararı almış, buradan az oy çıkarsa zor durumda kalırız. Bak hem de iktidar partisidir. Senin için de iyi olur” dediler.

Bütün dayatmalara rağmen kararımdan vazgeçmedim. Saat 13.oo’ü bulmamıştı ki, jandarma aracı geldi. Ben de içimden “oh, şimdi rahatladım” dedim.

Jandarma astsubayı selam verip içeri girdi. “Hocam sizin seçim bitmedi mi” dedi. Ben de “hayır bitmedi, bitse de sandık 16.oo’ da açılacak”dedim. “Ya Hoca olur mu öyle şey. Bak yan köyün hocasını da getirdik, onun ki bitti” dedi..

Ben de çaresiz saat 14.oo’de sandığı açıp, tutanaklarımı tuttum. Bir sonraki köyün sandığını da alarak saat 15.oo gibi ilçeye geldik.

Adliyenin önü bayağı kalabalıktı. Orada bizim gibi erkenden bitiren bir sürü görevli vardı.

Neyse uzatmayalım, biz 15.15’te oy torbalarını teslim edip çıktık. Benimle gelen diğer iki köyün görevlileri, köylülerden gelen baskıyı kabul edip, üç kişiye bütün köyün oyunu kullandırıp, seçimi 30 dakikada tamamlamışlardı. O köylüler de evetçi idi ve aynı aşirete bağlı idi.

 Sonradan Seçim Kurulu Müdürü ile bir dost meclisinde karşılaşınca başımdan geçeni anlattım. “Hocam buna biz de alıştık, burada bütün seçimlerde köylerde böyle oluyor” dedi. Maalesef onlar da kabullenmişlerdi.

Bu uyarı mektubunu şunun için yazıyorum. Bu referandum’da da Doğu ve Güneydoğu’nun birçok köyünde bu olaylar yaşanacak. Ne yazık ki, buna yine göz yumulacak.

Sizin aracılığınızla kamuoyunu uyarıp, belki birilerinin tedbir almasına sebep olur muyum, bütün amacım bu.

Özgür basın, seçim günü Urfa’nın, Diyarbakır’ın, Bingöl’ün ya da bu bölgedeki bir ilin her hangi bir köyüne giderse bahsettiğim olayın canlı tanığı olacaklardır.

Saygılarımla..

Mehmet Arslan.

Şanlıurfa

Bu yazı toplam 34632 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (22) adet yorum eklenmiştir.
erbaalı_reis
07 Eylül 2010 Salı 03:20
ne mutlu Tütküm diyemeyenlerin peşine gidenlerin tarifini burada yapamıyorum.... referandum da hayır oyum hayırlara vesile olması dileği ile
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
erbaalı_reis
07 Eylül 2010 Salı 03:18
ama bu site bunu haber yapmıyor ? diğer partiler bu şekilde mesaj çekince baş sayfaya koyuyorlar hemen
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
PUSATKINDA@yılmazoğlu
07 Eylül 2010 Salı 02:45
"traji-komedi" bi terim yok, cahil!
Ula ben seni şu veya bu konuda fikrini söyleyen masum bir yorumcu sanmıştım.
Tüüüüüüühh !
Ula sen meğer bölücü, kışkırtıcı ajanmışsın!

Eeeeeyyy, internethaber yetkilileri!
Atın bu kara vicdanlıyı burdan!
Yoksa, bunun bütün yorumlarını "save" ettim. Bunlara müsade edildiği için dağlara taşlara şikayet edeceğim!
Bu namussuz, Türk'üm filan derken Kürt-Türk ayrıştırmaya çalışıyor...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
yılmazoğlu
07 Eylül 2010 Salı 01:53
Şu an ülkemizde.. tam bir traji-komedi yaşanmakta..


http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=113068


25 yıldır bu sorunu halledemeyen bir zihniyet var..

25 yıldır.. Teşhis yanlış konuldu..

Kim ne derse desin... DTP'lileri kutluyorum..

Adamlar 25 yıldır.. Kaypak değiller..

Mert bir şekilde ..biz buyuz diyorlar... Biz Pkk'yız.. diyorlar ...

Tabanımız.. Pkk ve Kürt halkıdır diyorlar...

Amacımız.. Bir Kürt Devleti diyorlar.. Biz size düşmanız diyorlar...

Asıl kaydırı kuppaklık yapan... Bizim Devlet..

25 yıldır düşmanına ...

Yapmayın ...etmeyin .. diye adeta yalvarıyor...


Söylemleri hiç değişmedi.. 80'li yıllarda.. Tariş'te çalışan işçi Naif ...


'' Sen de var iki çocuk.. Ben de var 8 çocuk.. eninde sonunda biz bu devleti kuracağız.'' diyorsa..

1950'li yıllarda.. Diyarbakırdan kalkan otobüs... Ankara'ya değil de ;


Türkiye'ye... diye kalkıyorsa...

Bizim Devlet te hala bunlara ..

Aval Aval bakıyorsa...

Geçmiş ola... Üzerine bir bardak su için ... demek düşer...

Aman boşver ! Türk milletim....

Bak TV'de ..Seda Şov... İbo Şov... Başladı...

Haydi Eller havaya!.... Şappi...Şappi...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
yılmazoğlu
07 Eylül 2010 Salı 01:46
merdocan kardeş,
günaydın daha sen yeni mi anladın!.
Dinci yobaz pkk ittifakını..
Bunlar ittifak oldular Türklere savaş açtılar..
Bak Türk'üm diyemeyenlerin hepsi aynı saf'ta...
Evet diyecekler!...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
13 Nisan 2011 Çarşamba
07 Nisan 2011 Perşembe
29 Mart 2011 Salı
17 Mart 2011 Perşembe
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -