09 Şubat 2012, Perşembe

Piyasalar
IMKB : 60.163  
Dolar : 1,7555  
Euro : 2,3320  
Altın : 656,52  

İstanbul

 

Ankara

 

Bingöl

 
BaşlatDurdur
Gazeteci-siyasetçi arasındaki tehlikeli ilişki

Gazeteci-siyasetçi arasındaki tehlikeli ilişki

15 Mart 2010 Pazartesi 16:40
İşte bir haber televizyonunun başındaki isimden Türk medyasının bir başka ayıbı... ''Türkiye'de ne yazık ki partili gazeteci çok.''
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşGoogle'da PaylaşYahoo'da Paylaş
Bu haberi paylaş
BU ELMA HER DERDE DEVAElmaElma
 

Zeynep KURTBAY/ İNTERNETHABER

Yavuz Oğhan Ankara kökenli bir gazeteci… Gazetecilik aklında bile yokken karısı sayesinde tanımış bu mesleği. Turizm işini de beceremeyince girmiş gazeteciliğe; giriş o giriş. Yıllarca haber müdürlüğü; temsilcilik derken şimdi en etkin haber kanallarından CNN Türk’te haberin başındaki isim. Siyaseti iyi okuyan bir gazeteci olarak sorduk; ‘’Önümüzdeki 5 yılda siyasi aktörler nasıl değişir’’ dedik; ‘’AKP tek başına iktidar olmazsa çarşı çok karışır’’ dedi. Koalisyon hükümetinde seçilecek ‘ortağa’ dikkati çekti aslında. Artık siz ne anlarsanız! Siyasetçi ile gazeteci arasındaki ilişkileri sorduk; medyamızın bir ayıbına; tehlikeli ve garip ilişkilerine işaret etti. Söz rakiplere gelince ‘’Habertürk’’ dedi. Biz gazetecilerin kaçırmadan izlediği en keyifli programlardan biri olan haber toplantısını da konuştuk elbette; canlı yayında kurulan haber masasının ‘enlerini’ sıraladı. İşte hepsi ve daha fazlası bu röportajda… Okuyun…

Merak ediyorum bu yoğun ve hızlı değişen gündemde Türkiye’nin etkin haber kanallarından birinde haberin başındaki isim olmak size ne hissettiriyor?

Kaçma hissi uyandırıyor. Daha geçen gün bir arkadaşıma ‘’Böyle bir gündemde haber kanalında yönetici olmak için deli olmak lazım’’ dedim. Ve çok uzun yapmamak lazım. Yoksa daha da deli olma ihtimali var. Herhalde bu işi 3-4 yıl daha yaparım; bir daha da yapmam.

Yavuz Oğhan, 95 seçimlerinde henüz mesleğinin ikinci yılında atv muhabiriyken; Ecevit ile birlikte.

Kaç yıldır yöneticilik yapıyorsunuz?

Yöneticilik olarak Ankara’da temsilcilikler var. Bir dönem yine çok yoğun tartışmalı bir dönemde önümde bir kola bardağı bir de limon kolonyası var… Kolonya ile serinleyip ferahlıyorum. Kola bardağını aldım elime limon kolonyası gibi döktüğümü biliyorum. Gerçekten çok yoğun ve stresli dönemler yaşadık; Ankara’da da bu işi yapmak zordu; İstanbul’da da zor.

Peki ‘’Başka bir iş yapsaydım ya da başka bir ülkede haberci olsaydım’’ dediğiniz oldu mu?

Yok olmadı aslında. Gerçekten sevdiğim için bu işi yapıyorum. Bu hareket olmadığı zamanlar çok nadir de olsa sakin günler oluyor; a bi dakka ne oluyor bugün haber yok diye kaşınmaya başlıyoruz. Başka bir iş yapsam sıkılırdım herhalde.

KARIM SAYESİNDE GAZETECİLİKLE TANIŞTIM, ALAKAM YOKTU

Ama yapmışsınız; televizyonculuktan önce turizm işiyle ilgilenmişsiniz değil mi?

Hayatımda hiç yoktu gazetecilik fikri. Gazi Basın Yayın’da Halkla İlişkiler okuyordum. Amacım halkla ilişkiler yapmaktı. Babamla ben turizm acentesi sahibiydik. 6-7 sene yürüttük o işi. Beceremedik. Karım sayesinde gazetecilikle, gazetecilerin dünyasıyla tanıştım. Benim hiç alakam yoktu. Sonra gazetecilik yapayım dedim. Ve bir arkadaşım sayesinde atv’de iş buldum ve sonra da kadro aldım.

Yavuz Oğhan Hürriyet Gazetesi muhabiri eşi Şehriban Oğhan ile Köşk resepsiyonunda...

Ali Kırca dönemi miydi?

Yok yıl 1993. Ali Kırca benden sonra geldi. Herkesi attılar ben kaldım gececi olarak orada. O dönem atv Haber Merkezi de bayağı sıkıydı. Çiğdem Anad; Gürkan Zengin, Tayfun Talipoğlu, Şirin Payzın, Nilgün Azar; Murat Çelik… Ben Brt’den atv’ye haber müdürü olarak döndüm 7-8 ay sonra. Sonra Star; sonra CNN Türk. 5 yıl sonra Ankara Temsilciliği yaptım ve sonra da İstanbul’a geldim. 

Politika muhabirliği yaptınız. Siyasi bilinciniz nasıl gelişti o dönem?

Siyasi kaygısı olmayan siyasetten uzak insanların elinde büyüdüm ben. Özal severlerdi. Babam bankada işçiydi; annem de ev hanımıydı. Geçinmekti dertleri; siyasetle ilgileri yoktu.

YOKSULLUK İŞSİZLİK HABERİ YAPMAYA FIRSAT KALMIYOR

Sizce şu an kamuoyuna yansıyan gündem gerçek gündem mi?

Valla ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bir şey varsa haber olur zaten. Gerçek gündem mi dersen; ilgilenmemiz gereken gerçek gündeme vakit ayıramadığımızı söyleyebilirim. İlgilenmediğimiz gündemin de en az diğeri kadar gerçek ve önemli olduğunu söyleyebilirim. İşsizlik; ekonomi; yoksulluk bunları da görmemiz gerek ama ne yazık ki vakit bulamıyoruz. Bu da siyasetin; siyasetçinin bize dayattığı gündem. Siyasetçi bilerek o gündemi yaratıyor. Ben o gündemle değil şu gündemle ilgileneceğim diyemiyorsun. Toplum o tansiyona alıştırılınca sen onun dışında kalamıyorsun. Yapmak istiyorum ama olmuyor. Deprem günü TOKİ Başkanı ‘’Şuraya sağlam bina yapacağım’’ diyor mesela e peki niye yapmadın kardeşim… Şimdi onun üzerine gidiyoruz. Siyasetin dayattığı gündemin dışına da çıkmaya çalışıyoruz. Ama ne kadar yapabiliyoruz.

Türk İş'yen ilk canlı yayın... Kameranın önünde Yavuz Oğhan var..

Deprem deyince balık hafızalı bir toplum olduğumuzu biliyoruz. Türkiye’nin gel geç gündemi de çabuk unutuluyor ne yazık ki. Bu balık hafızalılık gazeteciler arasında da var mı? Yaygın mı?

Var tabii olmaz mı...

KARŞIMIZA ÇIKTIĞINDA VİCDAN AZABI DUYUYORUZ

Peki bunun vicdan muhasebesini nasıl yapıyorsunuz; onu soracağım aslında.

Çok rahatsız edici bir şey. Fikri takip denilen şey aslında gazeteciliğin özü. Ama öyle bir gündemle yaşıyoruz ki ve ekonomik olarak öyle şartlarda yaşıyoruz ki fikri takip yapacak altyapıyı sağlayamıyoruz burada. Maalesef günlük gündemle yaşıyoruz. Tabii balık hafıza var. Eskiden olmuş olayları hatırlayıp bugün o eleştirileri tekrar gündeme getirmek; verilen sözleri takip etmek lazım ama olmuyor. Karşımıza çıktığında da vicdan azabı duyuyoruz. Mesela TOKİ Başkanı bugün o sözleri söyledi. Biz takip edeceğiz inşallah. Edebilecek miyiz? O gün geldiğinde neyin kavgasını yapıyor olacağız göreceğiz.

« geri1·2·3·4ileri »
Facebook'ta Paylaş
 
Bu elma her derde deva!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (3) adet yorum eklenmiştir.
mrtxp
15 Mart 2010 Pazartesi 23:59
ecevitmi yakın zamanda gelmiş geçmiş çook delikanlı dürüst kaliteli adamdır.
1. kıbrıs. diyetini ödedi.
2. enflasyon diyetini ödedi
3 abd askerlerinin türkiyeden geçişini tıkadı mhp ile birlikte ( akp kapıyı açarken.) diyetini ödedi.
4. bankacılık , yeni vergi kanunlarını çıkarırken sermayeyi karşısına aldı... gene diyetini ödedi..

keza bu arada abd mangasını kabul eden zihniyet ikdidara getrildi.. abd ye hizmet edenler.. eeee gereginide yapıyolar...
2.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
bencedoğrusubu
15 Mart 2010 Pazartesi 17:01
Kal geldi..
Tamamını okuyamadım..
Garip ilişkiler..
Eee basit bir soru soruyorum size..
Bir gazeteci,
Makale yazarak nasıl ev araba diil kat yat sahibi olur..???
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
acatal
15 Mart 2010 Pazartesi 12:49
Yavuz abi gerçekten işinin ehlidir ve gerçekten insan evladıdır. 1997 yılında Yavuz abi Atv Ankara bürosunda çalışırken benim sağlık sorunum nedeniyle hastaneden gün alınması problemimi çözmüştü. Yavuz abi sayesinde sağlığıma kavuşmam daha çabuk oldu. Bu gün dahi kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. Yavuz abi ye selamlarımı sunar, işlerinde başarılar dilerim. Alparslan Çatal Bucak Belediyesi Basın Müdürü
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
 
 
 
 
 
 
 
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -