07 Şubat 2012, Salı

Piyasalar
IMKB : 60.675  
Dolar : 1,7615  
Euro : 2,3015  
Altın : 648,95  

İstanbul

 

Ankara

 

Adıyaman

 
BaşlatDurdur
Başbuğ 'zor günler'den neyi kastetti?

Başbuğ 'zor günler'den neyi kastetti?

14 Mart 2010 Pazar 00:16
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, Harbiyeliler'e seslendiği konuşmasında zor günlere hazır olun mesajı verdi...
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşGoogle'da PaylaşYahoo'da Paylaş
Bu haberi paylaş
BU ELMA HER DERDE DEVAElmaElma
 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Harbiyeliler; sağlam olmak demek, özellikle zor şartlarda bir olmak, bütün olmak, tek yumruk olmak demektir'' dedi.

Orgeneral Başbuğ, Ulu Önder Atatürk'ün Harbiye'ye öğrenci olarak girişinin 111. yıl dönümü dolayısıyla Kara Harp Okulu'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Harbiyelilerin bu törende kendilerine o günleri tekrar yaşattığını belirterek teşekkür etti.

Harbiyelilere, ''genç silah arkadaşlarım'' diyerek seslenen Orgeneral Başbuğ, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1 Kasım 1920'de subay adaylarının diploma töreninde yaptığı konuşmadan bir bölüm aktardı.

Orgeneral Başbuğ, Atatürk'ün, ''Ordumuzun kendisine verilen yüce görevleri hakkıyla başarabilmesi için gereken özelliklerden birincisi demir gibi sağlamlıktır. Orduda sağlamlığın tek görünen aracı, aydın, kahraman ve fedakar subaylardır. Bugün ordumuzun subayları, saydığım özelliklere bütünüyle sahiptir. Fakat buna bir şey eklemek gerekir ki içinde bulunduğu şu olağanüstü durum ve şartların heyecanlarıyla ve amaçlarıyla yetişecek olan genç subaylarımız bize bağımsızlık için daha güçlü ümitler vereceklerdir'' sözünü okudu.

Orgeneral Başbuğ, ''Atam, bugünün genç subay adayları da 90 yıl önce istediğiniz gibi aydın, kahraman ve fedakar bir subay olmak üzere burada harp okulunda yetiştirilmektedirler. Bundan emin olunuz. Onlara güveniniz'' diye konuştu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Harbiyelilere şöyle seslendi:

''Harbiyeliler; sağlam olmak demek, özellikle zor şartlarda bir olmak, bütün olmak, tek yumruk olmak demektir. Sağlam olmak demek, her zaman kararlı, azimli ve ümitli olmak ve hep başarıya odaklı olmak demektir. Sağlam olmak demek, silah arkadaşlığı demektir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde silah arkadaşlığı kederde ve kıvançta aynı duyguları paylaşmak, ortak olmak demektir.

Sizler, geleceğin komuta heyetini oluşturacak subay adaylarısınız. Sizler, gelecekte bizlerin yerini alacak ve yüksek sorumluluklar üstleneceksiniz. Sizler, bizlere oranla çok daha farklı, zorlu ve karmaşık ortamlarda görev yapacaksınız. Bu zor dönemlere fikren, ruhen ve bedenen hazır olmak zorundasınız. Sizlere güveniyoruz. Yolunuz, Atatürk'ün bizlere bıraktığı onun dinamik Atatürkçü düşünce sistemidir. Harbiyeliler, hepinizin gözlerinden öpüyorum.''

Facebook'ta Paylaş
 
Bu elma her derde deva!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (15) adet yorum eklenmiştir.
jandarkjan
14 Mart 2010 Pazar 23:01
Sayın BAŞBUĞ! Siz, Peygamber Ocağımıza sızmış olan APO muadili ER genekoncu-DAR beci TERÖRİSTLERİNİN hamisi tarzı olacak tarzda ifadelerde bulunmayın; bütün TÜRK MİLLETİ birlik beraberlik içerisinde; arkanızda, kemer beste-i ubudiyet içerisinde sarsılmaz bir kale gibi saf tutar...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
serencebey
14 Mart 2010 Pazar 12:17
Bunlar eşantiyon konuşmalar.
Maiyetindeki memurlar abuk subuk isnatlarla içeri alınmış bir kaç kuvvet komutanı için pazarlık yapıyor.
İntihar eden deniz kuvvetleri subayı için isnat edilen suçlar boş çıktı. Şimdi o subayın durumu ne oldu.
İade i itibar isteyip ona haksız suçlama yönelten savcılar için Hakimler ve savcılar yüksek kuruluna mı şikayette bulundunuz.
Islak imzada parmak izi için imza sahibi talepte bulunuyor araştıran yok.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
salhor
14 Mart 2010 Pazar 09:45
Muhterem Genelkurmay Başkanım,Cenab-ı Hak,bazı kullarını çok zor şartlarda vazife yapmak durumunda bırakıyor.Şu makamınızın en ağır şartlarda sıkıştırılmasının en büyük örneği,kafasına tabanca dayanan merhum Fevzi Çakmak tarafından yaşandı.İkincisi,çok daha uzun ve meşakkatli Hilmi Paşanın tecellileriydi.O,pek arslan çıktı maşaallah!Size ise cumhuriyet mitinglerinin çöpçülerinin kaderi olan meydanlarda çöplük olarak bırakılan aziz bayrağımızın temizlenip yüceltilmesi kaldı ki bunun yolu,melunları ayıklamanızdır
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -