04 Şubat 2012, Cumartesi

Piyasalar
IMKB : 60.148  
Dolar : 1,7505  
Euro : 2,2980  
Altın : 652,88  

İstanbul

 

Ankara

 
BaşlatDurdur
Nazım ALPMAN

1934 Trakya Olayları

06 Aralık 2009 Pazar

Cumhuriyet 10. yaşını coşku ile kutladıktan sekiz ay sonra 4 Temmuz 1934 Çarşamba günü Başbakan İsmet İnönü, TBMM’de olayları kınama konuşması yapmıştı. Sonra da konuşmasının içeriğine uygun olarak Trakya Umumi Müfettişliği’ne aşağıdaki emri göndermişti:

“Bazı vilayetlerde Yahudilerin hicret etmekte veya hicret ettirilmekte olduklarını haber alıyorum. Eğer faraziye (varsayım) olarak herhangi bir bölgede bir kısım vatandaşların nakli hatta memleket haricine çıkartılması lazım ise bunun için Büyük Millet Meclisi’nin ve onun Bakanlar Kurulu’nun kâfi kudreti vardır.”

İsmet Paşa bu yönde bir konuşma yapma ve talimat gönderme gereğini neden hissetmişti?

Bunun için Rıfat N. Bali’nin Kitabevi Yayınları’ndan 2008’de çıkan “1934 Trakya Olayları” adlı kitabının sayfalarını çevirmek gerekiyor.

1996’YA KADAR SAKLI KALDI

Yazar uzun bir cümle ile bu olguyu şöyle tanımlıyor:

“Tarihe ‘Trakya Olayları’ adıyla malolan, Trakyalı Yahudiler arasında ise ‘Furtuna’ (fırtına)

Olarak anılan hadise, 1934 yılının 21 Haziran Perşembe günü önce Çanakkale’de akabinde Edirne, Kırklareli, Tekirdağ vilyetlerinde ve bu vilayetlere bağlı ilçelerde yaşayan Yahudilerin ev ve mağazalarına karşı başlatılan yağma eylemi ile yöredeki Yahudi halkının tehdit ve tacizle korkutularak bölgeyi terk etmelerini sağlama teşebbüsüdür. Olaylar İsmet Paşa’nın Meclis’te yaptığı konuşmanın ardından 5 Temmuz 1934’ten itibaren kontrol altına alınmıştır.”

Peki bu kadar geniş bir coğrafyada neredeyse iki hafta süren bu olaylar hakkında neden çok fazla bilgi yok. Mesela 6-7 Eylül 1955’te İstanbul’da Rumların evlerine ve işyerlerine karşı yapılan “sivil” saldırılar en ince ayrıntısına kadar biliniyor.

Trakya Olayları nasıl bu kadar gölgede kaldı?

Sorunun yanıtını yine Rıfat N. Bali’nin kitabında buluyoruz:

“Trakya Olayları 1996 yılına kadar Cumhuriyet tarihinin ‘tabu’ sayılan konuları arasında bulunuyordu. Türk Yahudi Cemaati’nin, Türkiye’nin dış memleketlerde olumlu tanıtılması konusunda Dışişleri Bakanlığı’na destek veriyor olması, tarihin bu karanlık dönemini görmezden gelmesine neden oluyordu. Özellikle ABD’de yürüttüğü lobi faaliyetleri gereği, böylesi olaylardan söz etmesi halinde Türkiye’nin tanıtımına zarar vereceği aşikârdı. O nedenle Türk Yahudi Cemaati, resmi söyleminde bu olaylardan hiç söz etmemeyi tercih etti.”

GÖRMEZDEN GELİYORLAR

Bu durum 1996’ya kadar böyle sürdü.

O tarihte bir Türk Araştırmacı olan Haluk Karabatak Tarih ve Toplum Dergisi’nin 1996 Şubat 146. sayısında “1934 Trakya Olayları ve Yahudiler” başlıklı bir makale yayınladı.

İstanbul’da yayınlanan Şalom gazetesinin başyazarı Silvyo Odavya 28 Şubat 1996 tarihli sütununda bu araştırması nedeniyle araştırmacıya teşekkürü borç bildiklerini belirten bir yazı yazdı.

Ancak tarih sayfasının aralanması Türk Yahudi Cemaati’nin resmi söylemini etkilemedi. 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi’nde Trakya Olayları’na ve Varlık Vergisi’ne yer verilmedi.

Peki unutuldu mu?

Arama motoru Google’a “Trakya Olayları 1934” diye yazınca 7780 sonuç geliyor.

Tarihin karanlık dönemleri hakkında (etkili ve yetkili) bilgi sahibi olanlar, araştıranlara bir nasihatte bulunurlar:

-Her şeyi bilmek iyi değildir! Bırakın bazı şeyler öylece yerinde kalsın…

Biz bu kadar “bilgisizlikle” nasıl baş edeceğiz?

 

Bu yazı toplam 283272 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (48) adet yorum eklenmiştir.
@Abbas BAS
23 Aralık 2009 Çarşamba 00:40
Arama motoru Google’a “Trakya Olayları 1934” diye yazınca 7780 sonuç geliyor.diyecek kadar bilgisi bulunmayan kendini yazar sanan buzat herşeyi googleden arayacaksam sen kime uşaklık ediyorsun yazının sonuna bu kadar bilgisizlikle nasıl baş edeceğiz diyen kalemşör bilsek ne olur bilmesek ne olur sanada van mınıt kalemşörrrrr.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
@mert
08 Aralık 2009 Salı 13:12
sen yarın şehitleride şuçlarsın 7 şehit var sen neden bahsediyorsun kimin uşuklıgını yapıyorsun nerde yaşıyorsun kardeşim
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
qwerce
08 Aralık 2009 Salı 11:55
sen bu yaziyi yoksa behic kilic hocanin gecen ki yazisindan esinlenerek mi yazdin? eger yazmak icin konu bulamiyorsan gazete oku alpman... orada yazacak cok olay bulursun...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
@isimim yok
08 Aralık 2009 Salı 09:56
değerli okurlar o 7 askerin kim vurduğunu ve niçin vurulduğunu iyicemen araştırın belli bir adres herkes oraya odaklanmış ama yanılıyorsunuzz iyicemen düşünün aklınızı başınıza alınn
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
@mahiye
08 Aralık 2009 Salı 08:16
sayın dostça

çok beğendiniz Alpman'a sorun bir kerede şerefsizlerin bizi nezamanlar arkadan vurdukları ile ilgili genişşş tarih bilgisini kullanarak yazı yazsın. Ama onun yazı yazmasını beklemeden ben sana söyleyim ; Daha dün vurdulara arkadan Tokat'ta. Bunları da yazsın ......
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
26 Kasım 2011 Cumartesi
24 Kasım 2011 Perşembe
21 Kasım 2011 Pazartesi
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -